escort ankara
Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      BIST
    • DOLAR
      Dolar
    • EURO
      Euro
    • ALTIN
      Altın


M. Adil Çetin


Facebookta Paylaş









HATAY SAVAŞI
Tarih: 06-12-2017 08:15:00 Güncelleme: 06-12-2017 08:15:00


        “Hatay Savaşı” adlı 154 sayfalık kitap, Avukat Hulki Öcal tarafından kaleme alınmış, 1953’te Ankara’da Desen Matbaası tarafından basılmıştır.Hulki Öcal, Hatay mücadelesinde varlık gösteren Reyhanlılı Hamit Öcal’ın kardeşidir. Kitapta Hassa ile ilgili bilgiler şöyledir:

ATİK MUHAREBESİ
    “Antakyanın çok şiddetli bombardmanlara tâbi tutulduğu günlerde 10/Temmuz/1920 de bu gençlerden Nuri Aydın, Cemil Cemali, İzzettin Çavuş ve Hakkı Dedebeyoğlu söz birliği ederek Amık yolu üzerinden Hassada bulunan KuvayiMilliyeye iltihak etmek üzere ve orada memleketin hakiki kurtuluş mücadelesine başlamak üzere yola çıkıyorlar.Coşlu üzerinden Hassaya gitmek üzere iletliyen bu kafile Muratpaşa köprüsünden geçerken Gazi Antebi tahrip etmek üzere Fransızların o cepheye sevk ettikleri dört tane onbeşlik topun köprüden geçtiğini görmüşlerdir. İlk Kuvayi Milliye neferine de Coşluda tesadüf edilmiş, bu Kapadan Mehmet adında genç bir Gâvurdağlı delikanlı idi. İşte bunun delâletiyle evvelâ Narlı HöpürdePaşabeyzade Halil’e (Halil bey ilk çete harekâtında çok faydalı işler görmüşse de Hatayınilhakiyle neticelenen son kurtuluş savaşında Fransızların iğfalâtına kapılarak maalesef menfi bir durum takınmıştır) misafir olunmuş, ertesi gün Halil beyin de bu kafileye katılmasiyle Hassada bulunan Müdafaayi Hukuk Cemiyetiyle temas edilmiş, bundan sonra İslâhiyede bulunan İzmir taburuna (komutanı Yüzbaşı Tel’at adında bir zat idi) sevkedilmek üzere bulunurken Mersin cephesinden tefrik edilen 40 piyade ve 40 süvariden mürekkep bulunan ve üstteğmen Kadri başlarında olmak üzere milis üstteğmeni Süleyman, teğmen RamazanzadeŞahin ve Baytar İbrahim, Kozan nüfus memuru Nuri, Adanalı Haci Ahmet, vesairbirçok münevver kimselerin de içinde bulunduğu kuvvete iltihaka karar verilerek Demre köyüne hareket ediliyor. Az bir müddet sonra karargâhın Eşmişek yaylasına nakledilmesi muvafık görülerek tarihi koca çınarın altında karargâh kurulduktan sonra, Coşlu, Mahmutlu, Torun, Alaybeyli, Karamankaşı, Kurtlu, Kıcı, Çakallıvesair köy ulularına haber gönderilerek Belen gediğine yapılacak harekâta yardım etmeleri isteniliyor.” (s. 41, 42)

BAKARKAYA SAVAŞI

     “Bu savaştan bahsetmeden önce, çarpışmaya sahne olan Gâvurdağınamiyle maruf bu yerlerin coğrafî durumu ile burada yaşıyan halktan ve bunların karakterlerinden kısaca bahsetmeyi faydalı buluyoruz.
      BakarkayaGâvurdağının sarp yerlerinden biridir. Gâvur dağları İskenderun körfezinden başlıyarak doğuya doğru uzanan, bazen sarp ve bazen de dalgalı olmak üzere geniş ve sık ormanlarla örtülü bir dağ silsilesidir ki, bu dağlarda yaşıyan halkın tamamı Türktür. Halkı, muannid ve cesur insanlardır. Belli başlı kazançları odun ve kömür satışı, maişetlerinin ekserisini de akdarı teşkil eder.
       Bu savaş arifesinde Fransızların Hatayın diğer bölgelerini uzun mücadeleden, bilhassa yol siyasetinin tekâmülü sayesinde itaataaldıktan sonra, o zamana kadar Gâvur dağı Türklerinin her dilediklerini yerine getirmek mecburiyetinde kalan müstevli kuvvet artık bu mıntıkanın da asayişini temin ve iade etmek zamanının geldiğine kanaat getirerek esaslı teşebbüslere girişmişti. İlk iş olarak bir çok kimseleri tevkif ettikten sonra halktaki silâhları toplamaya ve bazı namdar çetelerin muayyen müddet içinde teslim olmaları, aksi takdirde şiddetle cezalandırılacakları ilân edildi.
       Bu muhitin her zaman hür yaşamış çocukları Fransızların bu isteklerini şiddetle reddettikten başka, karakolları basarak asayişi büsbütün ihlâl etmeye başladılar.
     Asayişi temin ve iade etmek maksadiyleFransızla Hatay mıntıkasında bulunan Gâvur dağının o zamanki nahiye merkezi olan Hacılar (Aktepe) mıntıkasına asker sevketmeye başladılar. Nihayet iki tarafın ufak tefek çarpışmasından sonra Bakar kayada çetelerle Fransızlar arasında şiddetli bir savaş başladı. Bu döğüş günlerce şiddetini kaybetmeksizin devam etti. Fransızlar Halepten kamyonlarla asker sevkederekkıta’atıhergün takviye etmek zorunda kalıyorlardı. Fakat düşmanın bütün saldırışlarını püskürten bu bir avuç Türk kahramanı bir adım bile geriye çekilmeden ve yılmadan dövüşüyorlardı.
        Fransızlar bu savaşta bir general kaybettiler. Uzayıp giden ve kendileri hesabına utandırıcı olan bu muharebeyi sona erdirmek için her zaman olduğu gibi bu defa da hileye başvurdular. Sütü bozuk bazı hain Türk sergerdeleri para ve mansıpla itma ederek Türk muhariplerinin gerilerine akın yaptırmaya muvaffak oldular. Zaten cephaneleri mahdut ve sayıları az olan bu kahramanlar cephe gerisinde bulunan bu tehlikeyi önlemek, kadın ve çocuklarını taarruzdan masun kılabilmek için günlerdenberi lehlerine cereyan eden muharebeye son vererek bu hain sergerdeleri temizlemeye koyuldular. Az zamanda hakikaten bu hainlerin hemen hepsini temizlediler.

     Düşman bu nisbîsükuttan istifade etmek için bir çok çete ileri gelenlerini bir biri aleyhine teşvik etmeye ve bunların bir kısmını tutar gibi görünerek diğerlerini ezmeğe, fakat az zaman sonra kendi taraflarını da birer bahane ile ortadan kaldırmak suretiyle, buralarda asayişi iade etmeye muvafak oldular. Bu iş belki on yıl kadar devam etmiştir.
Fransızların birbirine düşürerek ezdirdiği kimselerin aileleri arasındaki münaferet bu mıntakada halâ devam etmektedir. Biri diğerini gafil avladığı zaman hiç affetmemektedirler. Fransızlar bu işte muvaffak olabilmek için tabiatiyle yerli bazı kimselerden yardım görmüştür ki, bu yerlilerin adlarını açıklamayı şimdilik münasip görmüyoruz. Yalnız şunu kaydetmeden geçemeyeceğiz ki, o zaman hasis menfaatleri için düşmana hizmet eden bu hain yerliler yüzlerce ırkdaşlarının mahvına sebep olmuşlardır.
       Bugün dahi Gâvur dağında yapılan cinayetlerin köklerini o zamanlar ekilen fesatçılık tohumlarında aramak doğru olur sanırım.” (s. 45, 46, 47)

     Yazar Avukat Hulki Öcal, Hatay kurtuluş mücadelesinin aşığı, silahlı mücadelenin ilk fedailerinden ve şehitlerinden Faruk Cengiz’in hatıratından şu bilgiyi aktarıyor:

FRANSA MEDENİYETİ

      “Şehit Faruk’un (Fransa Medeniyeti) başlığını taşıyan bir yazısında, Fransızların İskenderun-Antakya ve havalisi halkına yaptıkları zulüm ve katillerin bir kısmını kayd ederek medenî sandığımız bu milletin, işgal ettiği bölge halklarına reva görülen muameleyi ve kendi milletlerinden başkalarını ne suretle imha etmeye gayret sarfettiklerini pek güzel uslûpla belirtmesi ve Fransızların hakiki çehresini açıklaması ve tanıtması bakımından faydalı bulduğumuz için bu bahsi de aynen alıyoruz:
Ankara - 337

      Ecnebi işgalinin çirkinliklerine ilk sahne İskenderun olmuştur. Dinimize, milliyetimize, mevcudiyetimize en biaman rakip, en biaman düşman olan ermeni milletinden mürekkep Fransız alayı, Fransa hükûmetinin bu limana ihraç ettiği ilk kıt’ai işgaliye olmuştur. Galip ve zikudret bir hükûmetin selâhiyetini taşıyan bu Türk kanına susamış katil kitlesinin bakışında, yürüyüşünde, konuşuşunda Türklüğü öldürmek, ezmek, tahkir etmek azmi görülüyor.
………………..
Sahte Fransanın Türklere musallat ettiği (Lejyon Doryan) haydutlarının yaptıkları ufak tefek hadiseler kan bürüyen intikamcı gözlerini doyurmadığı için bir gece, İskenderunda büyük mağaza, dükkân ve hane kapılarını kırarak yağma, ırza tecavüz, darb ve katletmek suretiyle kindar maksatlarınavüs’at vermişlerdir. Ertesi günü âdil ve şiddetli bir takip beklenirken Fransa hey’eti işgaliyesi bu vak’aya karşı hiç olmamış gibi lâkayt kalmış ve nevama teşvik bile etmiştir.
Bu hadiseden cesaret alan ve Fransız siyaset ve maksadını bütün vuzuhu ile anlayan ermeniler, daha azgın, daha mütehakkim ve daha zalim bir vaziyet almışlar ve bu kabil mezalim her dakika birbirini takip etmiştir. Fransız işgali ve bu işgalin nasıl ve ne maksatla yapıldığını en kestirme, tarikiyle anlatmak için, bu nihayetsiz hadiselerin en mühimlerini ve Fransız idareyi işgaliyesinin bazı nümunelerinisırasiyle ve sadece yazmak ile iktifa edeceğiz.
……………….
12- Hassa kazasında 15-20 yimüteceviz köy, Fransızların bir çok mezalimine maruz kalmış ve harap edilmiştir. Ezcümle kazanın en büyük köylerinden ve kaza merkezinden daha güzel ve daha büyük ve muntazam çarşılı birkaç yüz evli, Eybez köyü de hemen tamamen denecek derece tahrip edilmiştir.
……………….
(12/Ağustos/337)” (s. 61, 62, 65)

KÖMÜR ÇUKURU SAVAŞI...

“Ana yurda sığınan Hataylı Türk yiğitleri, 1951 Ankara andlaşmasile Fransızlara bırakılan yurtlarının acısını bir türlü unutamadıklarından, müstevli kuvvete bu memlekette, kolayca hükümran olamayacağını anlatmak istedikleri için, Hatay topraklarına, zaman zaman akın yaparak, Fransızları taciz etmekte idiler. Hatay çetecilik tarihinde büyük bir yer tutan, Hakkı Dedebey oğlu, yakın arkadaşlarından onu ile, Hassaya giderek, burada tanınmış çete başlarından Hüseyin Çökelekoğlu Mustafa Çanak, ve AmıklıGevik Mehmet (bu çeteci, Kırıkhan köylerinden, namdar bir çetecidir. 1946 da zattüreden ölmüştür)ve bunların maiyetlerile birlikte 35 kişilik bir kuvvetle, Belen dağlarında bulunan Fransız karakollarını vurmak maksadile, Kırıkhan üzerinden geçerek, Antakya-Kırıkhan arasında bulunan, bağlama nam mevkıe geldikleri vakit, Fransız müfrezelerile, ermeni milislerine tesadüf ediyorlar... Çeteciler tarafından açılan şiddetli ateş karşısında, mukavemet edemiyen Fransız-Ermeni kuvvetleri, ikiye ayrılarak bir kısmı, Kırıkhana, bir kısmı da Antakyaya doğru kaçarken, Türk kahramanları, muharebe meydanında 10 kadar at, bir o kadar da tüfek iğtinam ettikten sonra, Amık Türklerinin yaylâsı olan Hortum dağlarına çekiliyorlar. Yaylacılar bu kahramanların, gerek ayakkabı ve gerekse yiyecek gibi ihtiyaçlarını temin ediyorlar. Ertesi günü çeteler, Elma dağında bulunan, Kömür Çukuru yaylasına vardıktan birkaç saat sonra, İskenderun ve Antakyadan gelen, kuvvetli Fransız-Ermeni milis suvarileri tarafından kuşatılıyorlar. Yapılan şiddetli muharebe sonunda, çetelerin bir kısmı, dağın daha sarp bir mevkiine çekilmeye muvaffak oluyorsa da; yedi çeteci bir dere içinde mahsur vaziyette kalıyorlar. Yukarıda adlarını yazdığımız çete başlarından GevikMemet, Çökelek Hüseyin ve Çanak Mustafa, her tarafa ateş edebilmek için, sırt sırta vererek bir saç ayağı şeklinde mevzi alıp, şiddetli mukavemet ediyorlar. Çetelere hâkim bulunan bir fundalıkta saklanan bir Fransız zenci askeri, mahsur çetecilerden üçünü şehid ediyor.. Saç ayağını, teşkil edenlerden Çökelek Hüseyin, zencinin parlıyan dişlerini çalının içinde görür gibi oluyor. Tam alnından vurduğu bir kurşunla, aşağı yuvarlıyor. Bunu müteakip, Fransız Milis çavuşlarından, Serkiş çavuş namındaki bir ermeni, hâkim bir kaya üzerine çıkarak, (teslim olun alçaklar) diye bir nara atıyor. Yine sac ayağını teşkil edenlerden Çökelek Hüseyinin, tam karşısına geldiği için, Hüseyin tarafından atılan bir mermi ile, Serkis Çavuş cansız olarak yere yuvarlanıyor..Mermileri bitmek üzere bulunan bu üç kahraman, vurulan Serkis çavuşu, bulundukları fundalığın içine çekerek, mermilerini alıyorlar ve bu sayede de, akşama kadar mukavemet etmek imkânını bulmuş oluyorlar. Nihayet akşam karanlığından istifade ederek, mahsur durumdan kurtulup, arkadaşlarına kavuşuyorlar.” (s. 100, 101)

TÜRK ORDUSUNUN HATAYA GİRİŞİ
“Fransızlar ölmez Atanın Konya dönüşünden bir müddet sonra Hataydaki idarenin değişmesine muvafakat ederek yerli bir Türk valisini tayin edip idare işlerinin tedvirinden ellerini çekmiş bulunuyorlardı. O zamana kadar hiçbir memuriyete alınmıyan Türkler yavaş yavaş hükûmet dairelerini işgal etmeğe başladılar.
……………….
       Yüzlerce Türkmen suvarisi Hassadan gelen askerlere resmî selâm vazifesini ifa için yol üzerinde muntazam bir surette mevki almış bulunuyordu. Her tarafta kurbanlar kesiliyor, davullar çalınıyordu. Eşsiz bir törenle karşılanan kahraman askerlerimiz sevgi tezahürleri arasında mürettep mahallerine ilerlemekte idiler.” (s. 141, 142)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Kavunun bilinmeyen faydaları
    Kavunun bilinmeyen faydaları
  • CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
    CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
  • Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
     Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
  • Dünyanın en güçlü orduları
    Dünyanın en güçlü orduları
  • Süleyman Soylu Hatay'da
    Süleyman Soylu Hatay'da
  • iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
    iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
    SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
  • Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
    Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
  • Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
    Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
  • Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
    Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
  • Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
    Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
  • Hatay Devleti Belgeseli
    Hatay Devleti Belgeseli
VİDEO GALERİ
YUKARI