Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      BIST
    • DOLAR
      Dolar
    • EURO
      Euro
    • ALTIN
      Altın


M. Adil Çetin


Facebookta Paylaş









YAZILI KAYNAKLARDA HASSA Kınık’tan Kıyı’ya Osmanlı Belgelerinde Osmaniye
Tarih: 21-08-2017 08:42:00 Güncelleme: 21-08-2017 08:42:00


Başbakanlık Osmanlı Arşivi Uzmanları Mehmet Akif TERZİ ve Ahmet ERGÜN tarafından hazırlanan, Osmaniye Belediyesi Kültür Yayınları’ndan 2013’de çıkan, 2015 tarihinde de gözden geçirilmiş 3. baskısı yapılan “Kınık’tan Kıyı’ya Osmanlı Belgelerinde Osmaniye” adlı kitap 624 sayfadır. Kitabı, Sevgili Mahmut YANAR kardeşim Osmaniye Belediyesi’nden getirtti.
Kitabı yayına hazırlayan yazarlar Mehmet Akif TERZİ ve Ahmet ERGÜN kitabın Önsöz’ünde kitapla ilgili olarak şunları söylüyor: “Geçmiş ile günümüz arasında bir köprü kurma görevi üstlenen tarih biliminin en önemli görevlerinden birisi de kent tarihi araştırmalarında ortaya çıkmaktadır. Gerek kent tarihi ve gerekse kültürü bakımından Çukurova’nın bir parçası olan Osmaniye’nin 16. yüzyıldan 20. yüzyıla tarihsel bir görünümünü ortaya koyarken, Türklerin konar-göçer hayat tarzı ile Osmanlı Devleti’nin şehir anlayışını iç içe vermeye çalıştık.
Osmanlı kaynakları bizlere Osmaniye’nin üzerinde kurulduğu Kıyı nahiyesi coğrafyasının, tarihi Kınık şehri topraklarının bir parçası olduğunu, Fırka-i Islahiye ile birlikte bölgeye yeniden şekil verilirken kurulan kazaların sınırlarının bölgenin tarihine uygun bir şekilde çizildiğini göstermektedir.
Kitabımız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; okuyucunun konuya vakıf olması bakımından Osmanlıdan önce ve Osmanlı dönemi Çukurova tarihi hakkında kısa ve öz bilgilere yer verilmiştir. Osmanlı Devleti’nin sosyal ve ekonomik buhran içerisinde olduğu dönemlerden Fırka-i Islahiye harekâtına kadar olan çalkantılı dönem anlatıldıktan sonra, bölgenin sosyal ve ekonomik dokusunu değiştiren Fırka-i Islahiye harekâtı çeşitli yönleriyle ortaya konmuştur.
Kitabın ikinci bölümü ise Osmaniye’nin Osmanlı dönemindeki tarihi serüvenini belgesel bir şekilde kronolojik olarak ortaya koymaktadır.”

Kitapta Hassa ile ilgili bölümleri aşağıya alıyorum:

Hassa’nın Maraş Sancağı’ndan Cebel-i Bereket’e Bağlanması
“Kurulduğunda Maraş Sancağı’na bağlı olan Hassa, 1867 yılında Cebel-i Bereket’e bağlanmıştır.
Fırka-i Islahiye ordusu daha sonra oradan Nigolu Kalesi’ne gelerek ordugâhını buraya kurmuş ve bu civardaki iskân çalışmalarına başlamıştır. Bu kapsamda İslahiye kazası kurularak Kerkütlü, Çerçili, Hanağzı, Kürtbağçesi ve Eğintili nahiyeleri, Kürt Dağından Keferdiz nahiyesi ile Dumdum Ovası’ndan Delikanlu ve Çelikanlu aşiretleri iskân edilerek bütün bu nahiyeler İslahiye kazasına bağlanmıştır. Kürtdağı müstakil bir kaza haline getirilerek Şehzade İzzeddin Efendi’nin ismine izafen İzziye adı ile teşkilatlandırılmıştır. Daha sonra İslahiye kazası merkez olmak üzere Hassa, İzziye ve Bulanık kazaları birleştirilerek Maraş mutasarrıflığına bağlı bir kaymakamlık oluşturulmuştur.” (s. 58)

*

Payas Sancağı’nın ismi Cebel-i Bereket Olarak Değişmesi ve Hassa’nın da Buraya Bağlanması
“H. 1296 (1879/1880) yıllarında ise Osmaniye kazasının merkezi Rızaiye’dir. Payas Sancağı’nın isminin değişerek Cebel-i Bereket Sancağı olması ve Maraş Sancağı’na bağlı Bulanık ve Hassa ve İslahiye kazalarının da bu sancağa bağlanması 1879 yılına rastlamaktadır. Bu tarihte Yarpuz sancak merkezi olmuştur. Bu değişikliklerle Payas kaza statüsüne getirilmiştir. Böylece Merkezi Yarpuz olan Cebel-i Bereket Sancağı’nın Payas, Bulanık, Hassa, İslahiye ve Osmaniye adlarıyla kaza sayısı beşe yükselmiştir.” (s. 65)
*
“Suriye Valiliği sırasında ortaya çıkan bir isyanı bastırmak amacıyla görevli olarak Kozan’a giden Cevdet Paşa, bu arada Bereket Dağı’nda (Gâvurdağı) da bir takım sıkıntıların ortaya çıktığını görmesi üzerine dağın asayişinin temini için nelerin yapılması gerektiğine dair bir araştırma yapmış ve tespitlerini İzzet Paşa ile birlikte kaleme aldığı bir yazıyla İstanbul’a bildirmişti (Ekim 1878) Cevdet Paşa’nın tespitlerine göre Gâvurdağı’nın bir kısmı Maraş Sancağı’na bir kısmı da Payas Sancağı’na bağlıydı. Bölgedeki bu iki başlılık idari bir zafiyete yol açıyordu. Bereket Dağı tek bir idare altına toplanırsa yönetim ve güvenlik zafiyeti ortadan kalkacaktı. Bunun için Hassa, İslahiye ve Bulanık kazalarının Maraş’tan alınarak Payas’a bağlanması gerekiyordu.
Cevdet Paşa’nın bu teklifi hükümet nezdinde kabul görmüş, Sultan II. Abdülhamid’in iradesi ile İslahiye, Hassa ve Bulanık kazaları Maraş’tan ayrılarak Payas Sancağı’na bağlanmıştır. Böylece beş kaza tek bir sancağın idaresi altında toplanmıştır. Aynı uygulama esnasında mutasarrıflık merkezi de Payas’tan alınarak Cebel-i Bereket’in ortasında bir noktaya hâkim olan Yarpuz’a taşınmıştır. Bu kararla Payas Sancağı da bölgenin adına nispetle Cebel-i Bereket Sancağı olarak anılır olmuştur.” (s. 80)
“1917-1918 yılı Devlet salnamesine bakıldığında Cebel-i Bereket Sancağı’nın Bahçe, Hassa, İslahiye ve Dörtyol kazalarından oluştuğu görülmektedir.” (s. 87)

*Cebel-i Bereket Sancağı Nüfus Bilgileri
“1881/1882 Nüfus Sayımına Göre Cebel-i Bereket Nüfusu
Kaza    Müslim
(K)    Müslim
(E)    Gayrimüslim (K)    Gayrimüslim (E)    Toplam
(K)    Toplam
(E)
            Ermeni    Rum    Katolik    Protestan    Ermeni    Rum    Katolik    Protestan        
Yarpuz    1432    1588    147                210                1579    1798
Hassa    2923    4157    136    14    69        154    11            3142    4322
İslahiye    3819    4536    118                175                3937    4711
Bulanık
(Bahçe)    4251    4496    911            140    1122            114    5302    5732
Osmaniye    3634    4129    39                61                3673    4190
Payas    6266    6941    1655    55        198    1843    70        216    8174    9070
Toplam    22325    25847    3006    69    69    338    3565    81        330    25807    29823

1891/1892 Tarihli Salname Bilgilerine Göre Cebel-i Bereket Sancağı Nüfusu
Kaza    Müslim    Gayrimüslim    Toplam
Osmaniye    7794    100    7894
Yarpuz    3025    355    3380
Hassa    7080    597    7677
İslahiye    8355    293    8648
Bulanık    8447    2317    10764
Payas    13207    3623    16830
Toplam    47908    7285    55193

1894/1895 Tarihli Salname Bilgilerine Göre Cebel-i Bereket Sancağı Nüfusu
Kaza    Müslim    Gayrimüslim    Toplam
Osmaniye    6714    102    6816
İslahiye    9071    195    9266
Hassa    6571    671    7242
Bulanık    9113    2169    11282
Cebel-i Bereket(Yarpuz)    3451    383    3834
Payas    13909    4047    17956
Toplam    48829    7567    56396

1900/1901 Tarihli Salname Bilgilerine Göre Cebel-i Bereket Sancağı Nüfusu
Cebel-i Bereket Sancağı
    Zükûr    İnas
İslam    24971    24519
Rum    96    73
Ermeni    3768    3743
Katolik    63    79
Protestan    263    265
Süryani-i Kadim    -    -
Teba’a-yı Ecnebiye    22    -
İcmâl    29183    28679
” (s. 87, 88)
*
Cebel-i Bereket Sancağı, Mığır Tepesi ve Hassa’da İpek Böcekciliği
“Cebel-i Bereket Sancağı Adana Salnamelerinde şöyle anlatılmaktadır: Vilayetin doğusunda bulunup kuzey tarafında Kozan ve Maraş, güneybatı tarafından İskenderun, güneydoğudan Halep ve batıdan Adana Sancakları ile sınırlı olup İskenderun Körfezi’nden başlayarak kuzeydoğuya doğru Maraş hududuna kadar uzanan Cebel-i Bereket Dağlarını ihtiva etmektedir. Arazisi kısmen dağlıktır. Doğusunda İslahiye, batısında Osmaniye ovaları bulunduğundan oldukça geniş ve münbit bir araziye sahiptir. Cebel-i Bereket eteklerinde birinci sınıftan İslahiye ve ikinci sınıftan Payas ve Osmaniye üçüncü sınıftan Hassa ve Bağçe kazaları bulunmakta olup, ortasında iki yüz haneli Yarpuz kasabası vardır. Karayiğit ve Kaypak nahiyeleri merkezin yüksek yerleridir. Bereket Dağı’nın en yüksek noktası Mığır Tepesi olup denizden yüksekliği iki bin beş yüz metredir. Senenin her mevsiminde yüksek olmasından dolayı tepe kar ile örtülüdür.
Büyük bir kısmı Hassa’da olmak üzere sancağın on bin lira kadar ipek kozası geliri bulunmaktadır. Bölgedeki dut ağacı ekimlerine bakılacak olursa ipek böcekciliği önümüzdeki yıllarda daha da artacaktır.” (s. 89, 90)
“Elbistan eski Kaymakamı Cebel-i Bereket’li müteveffâ Paşo Paşa’nın oğludur. 1853 yılında (H: 1269) Cebel-i Bereket Sancağı Söğüt köyünde doğmuştur. Mekâtib-i âdiyede bir miktar Arapça ve Farsça okumuştur. Arapça ve Türkçe okur-yazardır. 1873 yılında 20 yaşında ahalinin seçimi ile Hassa kazası Meclis-i İdare azalığında iki sene hizmet ettikten sonra 1875 yılında 600 kuruş maaşla Halep Vilâyeti’nde Eriha nahiyesi Müdüriyetine memur olarak tayin olmuştur. Bir ara görevinden istifa eden Mehmet Nuri Bey İntihâb-ı Memurin Komisyonu’nda sınav olarak üçüncü sınıftan kaymakamlık diploması almış, 1877 yılında 1200 kuruş maaşla Suriye Vilâyeti’nde Vadîyü’l-Acem kazası kaymakamlığına tayin olmuştur. Daha sonra Cebel-i Kiliseye kazası kaymakamlığı, Halep Vilâyeti’nde Zeytun kazası kaymakamlığı ve 1.400 kuruş maaşla Cebel-i Bereket Sancağı Bidâyet Mahkemesi müdde’î-umumî muâvinliği yapmıştır. Hakkındaki şikâyetlerden dolayı bir müddet işten el çektirilen Mehmet Nuri Bey daha sonra 750 kuruş maaşla Maraş Sancağı Bidâyet Mahkemesi Mustantıklığına, ardından 1.000 kuruş maaşla terfian Sivas Vilâyeti Bidâyet Mahkemesi Birinci Mustantıklığına ve daha sonra aynı maaşla Adana Vilâyeti Bidâyet Mahkemesi Mustantık-ı Evvelliğine nakl olunmuştur. 1891 Aralık ayında 1.400 kuruş maaş ile Bingazi Sancağı Bidâyet Mahkemesi Ceza Dairesi Riyâseti’ne tayin olunmuş, 1893 yılının Ağustos ayında istifaen görevinden ayrılmıştır. Mehmet Nuri Bey görev yaptığı her yerde sevilen sayılan bir idareci olmuştur. Zeytun Kaymakamlığı’nda bulunduğu zaman asayişin temini ve bölgenin selameti için yaptığı çalışmalardan dolayı kaza ahalisinin yazdığı teşekkürname üzerine Halep Vilâyeti’nden kendisine teşekkür yazısı gönderilmiştir. Mehmet Nuri Bey’e Mart 1890 tarihinde rütbe-i sâlise tevcih buyurulmuştur.” (91, 92)

*Ahmet Tevfik Efendi
“Cebel-i Bereket Sancağı nüfus memuru Hacı Mustafa Fahri Efendi’nin oğludur. 1876 yılında (H: 1291) Bahçe kasabasında doğmuştur. Sıbyan Mektebinde tahsil görmüştür. Türkçe okur ve yazardır. 5 Mayıs 1889 tarihinde Cebel-i Bereket Sancağı nüfus kaleminde göreve başlamıştır. 29 Nisan 1897 tarihinde 160 kuruş maaşla İslahiye kazası tahrirat kitâbetine tayin olunmuştur. 17 Mayıs 1898 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılmış, 1 Temmuz 1898 tarihinde 250 kuruş maaşla Hassa kazası nüfus memuriyetine alınmış, 23 Ocak 1900 tarihinde 500 kuruş maaşla Cebel-i Bereket Sancağı nüfus memuriyetine terfi olmuştur.” (s. 93)
*Cebel-i Bereket Sancağı ve Kazalarına Okullar Açılması
“Telgrafnâme
Mahâll-i İrsâli: Yarpuz
Mevrûdu: Deraliyye
Numara: 741
Maârif Nezâret-i Celîlesi’ne
C. 3 Teşrîn-i Sânî sene [1]303. Cebel-i Bereket Sancağı merkez-i livasında bir bâb mekteb-i rüşdiye Payas, İslahiye, Osmaniye, Bulanık, Hassa kazaları merkezinde dahi birer mekteb-i ibtidâiyeden beş bâb mekteb-i ibtidâiye ile bir bâb rüşdiyenin te’sisi lâzım geleceği ma’rûzdur. Ferman
Fî 10 Teşrîn-i Sânî sene [1]303

Mutasarrıf-ı Cebel-i Bereket
(Devamı Yarın)





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da
    Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da
  • Reyhanlı'ya roket düştü
    Reyhanlı'ya roket düştü
  • Kavunun bilinmeyen faydaları
    Kavunun bilinmeyen faydaları
  • CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
    CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
  • Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
     Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
  • Dünyanın en güçlü orduları
    Dünyanın en güçlü orduları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
    SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
  • Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
    Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
  • Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
    Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
  • Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
    Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
  • Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
    Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
  • Hatay Devleti Belgeseli
    Hatay Devleti Belgeseli
VİDEO GALERİ
YUKARI