escort ankara
Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      BIST
    • DOLAR
      Dolar
    • EURO
      Euro
    • ALTIN
      Altın


Mehmet Okcu


Facebookta Paylaş









“ÖVÜLMENİN” YAŞI YOKTUR
Tarih: 07-06-2017 08:06:00 Güncelleme: 07-06-2017 08:06:00


    Her canlı gibi biz insanlar da; doğar, gelişir ve sınırlı bir ömür sürer, sonra da terk ederiz bu dünyayı. Hayatımızı idame ettirmek için; yer, içer ve havayı da teneffüs etmek zorunda kalırız. Vücudumuzun çalışma şekli, kalbimizin atış ritmi, nefes alıp verme şeklimiz, kanımızın dolaşma hızı ve tüm organlarımızın “hal ve hareketleri” zamanla farklılıklar göstermeye başlar. Bu değişikliklere paralel olarak da, ihtiyaç duyduğumuz besinler de  farklılaşır.
    Hayat; ritim değiştirerek devam ederken, fiziksel ihtiyaçların yanında, iç dünyamızda da hareketlenmeler olur mutlaka. Hemen her alandaki bu iniş çıkışlara rağmen; insanoğlunun öyle bir ihtiyacı var ki, miktarında bir gram bile eksilmeden ve artarak devam eder ömür boyu.  Öyle ki;  yaşınız, cinsiyetiniz, teninizin rengi, vücut şekliniz, milliyetiniz ve inancınız ne olursa olsun; herkeste aynıdır ;“bedenimizi de ruh çıkıncaya kadar da terk etmez”. “Beğenilme, takdir görme, övülme  ve iltifat edilmeden” bahsetmeye çalışıyorum sizlere.
    “ Aferin” kelimesini anlamaya başlayan ya da yaptığı basit bir hareketle çıkardığı bir sesten sonra güldüğünüzü, el çırptığınızı fark eden minik yavruyu düşünün, bir an. Bunun; bir ödül olduğunu  ve  yapmayı sürdürüp, daha ileri gitmesi gerektiğini hemen akıl etmeye başlar. Bununla da kalmaz;  bizleri eğlendirmek adına daha da farklı ve “ hoşa giden” şeyler yapmaya  çaba gösterir. 
    Anasınıfında; resmi taşırsa da, karışık ve anlamsız olsa da; yaptığı bir boyamadan sonra… Ufak-tefek sızlanmalar olsa da;  arkadaşlarıyla iletişim kurduğunda… Mızıkçılık olsa da; bir oyunu topluca tamamladıktan sonra… Çatalı- kaşığı yanlış tutsa da; beslenmesini vaktinde yaptığında… Söyleyeceğimiz bir “aferinin”,  “fırlattığımız bir gülücüğün”, “yapacağınız bir alkışın”, “arkadaşlarının huzurunda yapacağınız bir minik övgünün”, hatta bunları“ailesiyle  paylaşmanın”o çocuğa neler kazandıracağını hiç hesapladınız mı?
    Öğrencinin; ilk öğrendiğinden tutun, hayata atılacağı son sınıfa kadar, “attığı her güzel adımdan sonra”…  ilk harfi okuyup yazdığında… Dört işlemle ilgili problemlere, mantıklı bir çözüm getirdiğinde… Öğrendikleriyle, günlük yaşadıklarını doğru ilişkilendirdiğinde… Uzayın ne olduğunu,  dünyanın veya gezegenlerin hareketleri fark ettiğinde… Her yeni bilgiyi, bir öncekiyle ilişkilendirebildiğinde… Anlamlı yada anlamsız olsun; yazdığı kompozisyon, dörtlük, mektup ya da hikayeden sonra… Bir şiiri, topluluk önünde okuma cesareti gösterdiğinde… Bireysel ya da takım oyunlarında; tribünler karşısında kazanmak için “ canını dişine taktığında”...
    Ailesinin ve toplumun örnek göstereceği davranışları sergilediğinde… Yine, “kaynaklarından istifade ederek büyüdüğü”  bu topluluğa hizmet etmeyi niyetine aldığında… Bu güzel niyetlerle, bir mesleğe atıldığında… Mesleğini icra ederken; birikimlerini doğru kullanıp, sonraki nesillere aktarmaya gayret gösterdiğinde… 
    Mimar;  yaşanabilir ve güvenli evler tasarlayıp yaptığında… Mühendis; topluma layık gördüğü hayatı yaşatacak aletler ürettiğinde… Temizlikçi; çöpünü zamanında alıp, sorumlu olduğu sokağı her an temiz tuttuğunda… Asker ve polis; sahiden “asayiş berkemal”  dediğinde… 
    Öğretmen;  bildiklerinin üzerine yenilerini ekleyip, öğrencilerini “ zamane çocukları”  gibi görmeden; dağarcığındakileri, körpe beyinlere aktardığında… Yaşı ve hizmet yılı ne olursa olsun bir okul idarecisi; “ kayda değer işler”  yaptığında… Sanatçı; yerinde saymayıp, toplumun beklentilerine cevap verdiğinde… Yönetici; adil olup, milletin malını “birilerine peşkeş çekmediğinde”... 
    Hanım kocasına, erkek  hanımına, arkadaş arkadaşına ve burada sayamadığım tüm insan ilişkilerinde; yapacağımız iltifatın, söyleyeceğimiz teşekkürün, edeceğimiz takdirin ortaya çıkaracağı “ olumlu ve güzel”  sonuçlarını, toplum olarak hep birlikte alacağımızı unutmayalım.  Tut ki söylenecek güzel şeyler, yapılacak takdirler ve övgüler de “söyleyenin diline yapışmaz ki”... 
 

 





yusuf olgun / 07-06-2017 10:03

efendm yaşlılık sadece önce doğmaktan ibarettir, katılıyorum sayın yazarıma ha 1 gün önce doğmuşsun, ha bir gün sonra, ha bir yıl önce, ha bir yıl sonra,ha bir asır önce,ha bir asır sonra önemli olan meziyettir.



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Kavunun bilinmeyen faydaları
    Kavunun bilinmeyen faydaları
  • CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
    CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
  • Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
     Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
  • Dünyanın en güçlü orduları
    Dünyanın en güçlü orduları
  • Süleyman Soylu Hatay'da
    Süleyman Soylu Hatay'da
  • iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
    iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
    SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
  • Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
    Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
  • Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
    Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
  • Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
    Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
  • Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
    Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
  • Hatay Devleti Belgeseli
    Hatay Devleti Belgeseli
VİDEO GALERİ
YUKARI