Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      105,32
      % 0,39
      BIST
    • DOLAR
      3,51
      % 0,11
      Dolar
    • EURO
      4,17
      % 0,09
      Euro
    • ALTIN
      146,85
      % 0,03
      Altın


Vasi Köse


Facebookta Paylaş









KELEBEĞİN ÖLÜMÜ
Tarih: 21-05-2017 22:32:00 Güncelleme: 21-05-2017 22:32:00


 

 

Denizin kenarındayım. Masada üç kişiyiz. Hava sıcak. Denizde ufak ufak kıpırtılar. Keldağ her zamanki yerinde dimdik duruyor. Bir tekne yolunu şaşırmış kumların üzerinde denizle buluşacağı günü bekliyor. Hasırdan gölgelikler kum üzerinde gölgelerini gezdiriyor.

 

Nene ayakkabılarını çıkartıp o ateş gibi kumların üzerinden yürüyerek deniz kenarına geçmek istiyor. İsmail “Ey Vasi” diye başlıyor anlatmaya.

 

Nene sıcak kumlara dayanamıyor. İsmail anlatmaktan vaz geçmiyor bana Samandağ’ı. Ah diyorum. Ah be zaman! Sen ne yaman bir şeysin böyle.

 

Beyaz bir kelebek dışarı çıkmak için çırpınıyor. Buraya nereden geldi, nasıl geldi bilmiyorum.

Başlıyorum fotoğraflarını çekmeye. Elim deklanşörde basılı tutuyorum. Camla mücadele ediyor adeta. Dışarı çıkmak istiyor gibi. Bir karış beriye gelse dışarıya çıkacak. Rüzgâra bıraksa kendini kim bilir nerelere gider. Ama inadına küçük bir alanda çırpınıyor. Sonra kanat çırpınışları durdu Kelebeğin. Bir iki hareket daha ve…

 

Yapıştı pencerenin kanadına. Öylesine durdu.

 

Nene ayakkabısını yeniden giydi ve kızgın kumlar arasında yürüyerek deniz suyunun başladığı çizgiye kadar gitti. Bir kadın ve bir genç erkek kumları geçerek denizin kenarına kadar gittiler.

 

İsmail domates getirmişti. Arabanın bagajına koymuştuk. Doğal domates ektiğini ifade ediyordu. Haftada bir, bir buçuk ton topluyormuş. Samandağ da tarımsal seraların sayısının arttığını, yılda üç kez sebze üretildiğini anlatıyor. Ben kelebeğe bakıyorum. Hiçbir hareket yok kanatlarında. Ayakları da hareket etmiyor. Öylesine tutunmuş bir kenarına pervazın.

 

Nene kumları aşa aşa geldi. Pencereyi geçti. Bir açık çay istedi. Biz de birer çay daha içtik. Az ötede Hızır türbesi. Araçlar dönüyor türbenin etrafında. İnsanlar dilek tutuyor. Sevdikleri için dua ediyorlar.

 

Aklım kelebekte. Elime almak istiyorum. Ama cesaret edemiyorum. Aklım onda. Nene “kalkalım artık” dedi ve kalkıp yola çıktık. Türbenin yanında aracımızı park ettik ve içeri girdik Nene ile. Uzaktaki için dua etmeye başladım, birkaç dua sonrası “kendine neden dua etmiyorsun. Aslında sen en çok duaya muhtaç olansın” dedi iç sesim.  Öyle ya. Kaç zamandır yalnız yaşıyorum. Anılarımla, hayallerimle, umutlarımla yaşıyorum.

 

“Hayırlı ise” diye başladım duaya. Hayırlı ise dileğim yerine gelsin Rabbim. Kendi kendime “Amin” dedim.

 

Antakya’ya doğru yola çıktık.  Nene evine gitti. Ben evime döndüm. İsmail domatesleriyle bıraktık.

 

Bu gece fotoğrafları gözden geçirdim. Kelebeklerin fotoğraflarını görünce “Öldü mü?” sorusu içimi kemirmeye başladı. Bir daha baktım fotoğraflara, bir daha baktım.

 

Kelebekler 24 saat yaşarlar diyor biyologlar. Ben fotoğrafı çektiğimde kelebeğin ölümüne saniyeler sanırım bilemedim.

 

Hayat bu. Kelebeğin ömrü 24 saat. Bizim ömrümüz ne kadar bilen var mı? Bu fotoğraflara baktıkça ömrün anlamını ta yüreğimde hissettim ve kendi kulağıma fısıldadım. “ibret al” iyi yaşamak için ne yapmak gerek bilen var mı?

 

Hani “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine.” Öyle mi yaşamalıyım. Ah be kelebek  ne işler açtın başıma. Şimdi nasıl uyurum. Şimdi nasıl bakarım kelebeklere ve kelebekler gibi yaşayanlara…

 

“En önemli şey AŞK

 

Onu doya doya yaşa bir

 

Ne yapmayı sevdiğini bul ve o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak

 

Yapamıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın

 

Yapabiliyorsan dünyanın en şanslı insanlarında birisin, dilini ısır, kimseye söyleme

 

Sevdiğin insanlar bul

 

İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak

 

Hayat; YAP, ET, ÇALIŞ, BAŞARLA geçiyor

 

Ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış sürekli aşk yapmış olursun

 

Bir kaç kişinin elini sıkı sıkı tut

 

Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver

 

Onları kaybetme

 

Her şey değiştiğinde senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak”

 

Benim onlara ihtiyacım olacak… olacak…olacak…

 

Ve

 

Kelebeğin Ölümü’ nü bir daha seyretmeyeceğim.

 

 

A.Vasi Köse

19.05.2017  saat 05.42





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Kavunun bilinmeyen faydaları
    Kavunun bilinmeyen faydaları
  • CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
    CUMHURBAŞKANI HATAY'DA
  • Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
     Kırıkhanspor 0 - Manisa BŞB.SK 2
  • Dünyanın en güçlü orduları
    Dünyanın en güçlü orduları
  • Süleyman Soylu Hatay'da
    Süleyman Soylu Hatay'da
  • iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
    iPhone'un pil ömrünü uzatmanın yolları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
    SÜLEYMAN SOYLU KIRIKHAN HALKINA SESLENDİ
  • Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
    Kırıkhan Mesire alanı heba edilmemeli ve birilerine peşkeş çekilmemelidir.
  • Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
    Ahrazoğlu, Hatay’ın sorunlarını Meclis’e taşıdı
  • Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
    Hatay Tanıtım Filmi Türkçe
  • Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
    Serhad Raşa - Mapusun İçinde Üç Ağaç İncir
  • Hatay Devleti Belgeseli
    Hatay Devleti Belgeseli
VİDEO GALERİ
YUKARI