antalya escort istanbul escort

bettilt giriş

BAYRAKTAR’DAN “KURAKLIKLA” UYARISI « Kırıkhan Olay Gazetesi-Hatay'da Hızlı doğru tarafsız haberciliğin merkezi

3 Temmuz 2022 - 11:19
anadolu yakası escort bostancı escort bostancı escort bayan kadıköy escort bayan kartal escort ataşehir escort bayan ümraniye escort bayan
ataşehir escort

BAYRAKTAR’DAN “KURAKLIKLA” UYARISI

BAYRAKTAR’DAN “KURAKLIKLA” UYARISI
Son Güncelleme :

09 Şubat 2022 - 13:44

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan sorunlar bağlamında ithalat sıkıntıları, tarımsal girdilerde yaşanan fiyat artışları ve kar yağışının üretime etkisi konularında açıklama yaptı. Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan krizin derinleşmesi halinde ithalatta kar şılaşılabilecek sıkıntılara değinen Bayraktar, “Ülkemiz, 2021 yılında toplam buğday ithalat miktarının yüzde 86, 6’sını Rusya ve Ukrayna’dan gerçekleştirdi. Ayrıca arpa ithalat miktarının yüzde 79,4 ’ü, ayçiçeği ithalat miktarının yüzde 11,4’ü ve soya ithalat miktarının ise yüzde 13,3’ü yine bu ülkelerden gerçekleşti. Bu ülkelerden en yüksek ithalat buğdayda yaşan dı. Diğer yandan Türkiye, buğday ithalatının önemli bir kısmını dahilde işleme rejimi kapsamında un ve undan mamul ürünlere dönüştürerek ihraç ediyor” dedi. Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü: “Rusya ve Ukray na arasındaki buhrandan dolayı ithalatta sorun çıkması, başta ekmek olmak üzere gıda fiyatlarını olumsuz etki leyecektir. Ürün bulunama ması önemli ölçüde buğda yın işlenmiş ürünlerinin ihracatının kısıtlanmasına ve fab rikalarının çalışmamasına se bep olacaktır. Bunun tedbirlerinin şimdiden alınması gerekiyor. Bu buhran, özellikle stratejik ürünlerde ithalata bağımlı olmanın ülkemize verdiği zararları göstermesi bakımından önemlidir. Özellikle yerli üreticimiz bu bağımlılıktan en fazla olumsuz etkilenen kesim olmaktadır. TZOB olarak sürekli ithalata dayanan tedarik politikasına her zaman karşı olduk, yerli üretimi artırmanın önemini ıslarla vurguladık. Dünyada gıda ile ilgili yaşanan gelişmeler ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. İhtiyacımız olan buğday ve arpayı rahatlıkla verilecek desteklerle ülkemizde üretebiliriz. Diğer yandan Türkiye ayçiçeğinde yüzde 60 oranında yeterlilik derecesine sahiptir. Ayçiçeği de buğday ve arpa gibi ciddi anlamda destek verildiğinde ülkemizin he men hemen her yerinde ye tiştirilebilecek bir üründür. Ayçiçeği üretim potansiyelimiz yeterlidir, ancak destekler artırılarak bu potansiyelin harekete geçirilmesi gerekiyor. Soyada yüzde 4,7 olan yeterlilik oranımız bu ürünün önemli ölçüde ithalini gerektiriyor. Fakat bu üründe Ukrayna’dan yaptığımız ithalat diğer ülkelere kaydırılabilir. Yine sulanabilir alanları sulu tarıma açmak ve destek vermek yoluyla soya üretiminde önemli ölçüde artış sağlanabilir.” “Üreticilerimizin tarımsal girdilerle ilgili sıkıntıları uzun süredir devam ediyor” diyen Bayraktar, “Gübre fiyatları çeşitlerine göre bir önceki aya göre yüzde 8-9 gerilese de, geçen yılın Ocak ayına göre son bir yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 508, üre gübresi yüzde 314, CAN gübresi yüzde 300, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 246 ve DAP gübresi yüzde 245 oranında arttı. Gübre fiyatlarındaki son bir yıldaki artışlar oldukça yüksek seviyededir. Son bir ayda gübre fiyatlarında görülen düşüş üreticile rimiz için yeterli değildir” diye rek sözlerine şöyle devam et ti:“Üreticilerimizin şubat ayın da tarlada bulunan kışlık ürünlerine üst gübreleme yapmaya başlaması gerekiyor. Fakat sonbaharda gübre fiyatlarının aşırı yüksekliği nedeniyle yetersiz gübre kullanan ve hatta hiç kullanama yan üreticilerimiz bu dönem de de fiyatların yüksek seyretmesi nedeniyle yeterli ölçüde gübre kullanamayacak. İlkbaharla birlikte yazlık ekim yapacak olan üreticilerimiz de yüksek fiyatlardan olumsuz yönde etkilenecektir. Üreticilerimizin önümüzde ki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviye lere çekilmeli, verilen destek ler artırılmalıdır. Geçen yıl ülkenin her tarafında yaşanan kuraklık nedeniyle sattığı maldan kazanamayan üreticilerimiz, artan girdi maliyetlerine hazırlıksız yakalandı. Çok hızlı bir şekilde artan girdi fiyatları üreticilerimizi ekime başlarken yakaladı. Geçen yıldan birikimi olma yan üreticilerimiz, yeterli güb reyi temin edemedi ve ekimi gübresiz yaptı. Tekrar Şubat ayında gübre kullanması ge reken üreticilerimizin acil na kit desteğine ihtiyacı vardır. Destek ödemelerinin bir an önce çiftçilerimize ulaştırılma sı gerekiyor. Bunu gerçekleş tiremezsek bu yıl gıdaya ulaşmak çok zor olacaktır. Yeterince gübre kullanamayacak üreticilerimiz ürününde verim ve kalite kaybı yaşayacaktır. Bu durum yurtiçi ürün fiyatlarını artırırken, tüketimin karşılanabilmesi için dünya fiyatlarının yüksek olduğu bu dönemde ülkemizi daha fazla tarımsal ürün ithalatına mecbur bırakacaktır. Yüksek fiyattan yapılan it halat ve yurtiçi ürün fiyatlarının artması da zaten yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha da artıracaktır. Bu yıl tarımsal üretimdeki sorunlar giderilemezse çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ülkemizde hane halkının gelirinin yaklaşık yüzde 50’si gıdaya harcanıyor Bu durum gıda enflasyonunun halkımı zı nasıl etkilediğini, beslen me alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğini açıkça gösteriyor. FAO’nun gıda fiyatları endek si ve tahminleri bu yılda uluslararası piyasalarda istikrarın çok mümkün olmadığını gös teriyor. Ülkemizde üretimden kaynaklı gıda eksikliğinin ithalatla karşılanması çok da ha pahalı olacaktır. Bunu önlemek için ne gerekiyorsa yapmalı ve bütün imkanlar zorlanmalıdır. Ülkemizde ekil medik arazi bırakılmamalı, üreticiye yeterli destekler hızlı bir şekilde ulaştırılmalıdır. Gıda enflasyonunu önlemek için üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur.” Mazot fiyatlarına son bir yılda ciddi artışlar yapıldığını hatırlatan Bayraktar, “Tarımsal üretimin olmazsa olmazı mazot kullanımı da üreticilerimizin diğer bir önemli sorunudur. Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 111 oranında art tı. Üreticilerimize verilen ma zot desteği bu artış karşısın da yetersiz kaldı. Mazot destekleri yapılan bu artış oranı kadar bir oranda artışla revize edilerek çiftçilerimize biran önce verilmelidir. Çün kü üreticilerimiz Şubat ayıyla birlikte yoğun bir mazot kullanımına ihtiyaç duyacaklardır” dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, elektrik konusunda da şu detayları paylaştı:“Tarımsal sulamada yaşanılan sorunların yanı sıra elektrik fiyatları da çiftçilerimiz için ciddi bir sorun haline geldi. Bilindiği üzere faturalardan yaklaşık yüzde 2’ye tekabül eden TRT payı 2022 yılı itibariyle kaldırıldı. Ancak TRT payının kalkmasının hemen arkasından tarımsal sulamada kullanılan elektrik tarifesine yüzde 94,8’lik zam çiftçilerimizin artan maliyetlerini daha da artırdı. Mesken abone grubuna göre yüzde 16,34 oranında daha pahalı elektrik kullanan çiftçilerimiz, 104,1 kuruştan elektrik kullanmak zorunda kaldı. 31 Aralık 2021 gece yarısı elektriğe gelen ve 01 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olan astronomik zamlar sonucunda elektrikte indirim bekleyen üreticilerimiz büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Üreticilerimiz üretim yapamaz hale gelmekten büyük endişe duyuyor. Bunun yanı sıra son günlerde gündemde olan elektrik kesintileri seracılıkla geçimini sağlayan ve maliyet artışına karşın zorlanan çiftçilerimizin tedirginliğini artırdı. Elektrik fiyatları seracılıkta dönemsel olarak ve ürün çeşidine göre farklılık göstermekte olup, geçtiğimiz yıl kış aylarında dekara aylık ortalama 200-250 lira elektrik faturası ödeyen çiftçilerimiz, kış şartlarının ağırlaşması ve gelen zamlarla birlikte bu yıl dekara 300-400 lira arasında fatura ödemek zorunda kaldılar. Acilen elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV oranı artan maliyetler karşısında ezilen çiftçilerimiz için yüzde 1’e indirilmelidir. Elektrik mutlaka desteklenmeli, tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır. Diğer taraftan ay lık fatura düzenlenmesi de üreticilerimizi sıkıntıya sokuyor. Gerekli düzenlemeler ya pılarak aylık fatura tahakku ku şirketlerin ihtiyati kararı ol maktan çıkarılmalı, ürünlerin hasat dönemi dikkate alınarak, hasattan hasada, yılda bir ya da iki kez olacak şekilde tahsilat yapılması sağlanmalıdır. Bir diğer önemli beklenti de; üreticilerimizin elektrik borçlarının hak ettikleri desteklerden mahsup edilme uy gulamasının kaldırılmasıdır. Böylece, zaten yeterli olmayan desteklerin sürekli nakit para ihtiyacı duyan üreticilerimizin elini bir nebze de olsa rahatlatması sağlanacaktır. Ayrıca Destekleme bütçesi milli gelirin yüzde 1’in altına düşmeyecek şekilde oluşturulmalıdır. 2022 yılında girdi maliyetlerinin aşırı yükselmesi gıda fiyatlarına yansıyacak ve tüke ticilerin gıda ürünlerini satın alması zorlaşacaktır. Bu yıl gıda yokluğu yaşamak istemiyorsak çiftçimizi tarımda tutmalıyız ve üretmesini sağlamalıyız. Ayrıca üreticilerimizin topraklarını üretim de ğil, yatırım ve rant amaçlı sa tın almak isteyenlere satmasının önüne geçilmelidir.” Son günlerde ülkemizi etkisi altına alan kar yağışının buğday üretimine olan etkisine değinen Bayraktar, sözlerini şöyle devam ettirdi: “Buğday, dünyada stratejik ürün olmasının yanı sıra ülkemizde de ekim alanları ve üretici sayısı bakımından önemli bir üründür. Ülkemiz de buğday ve buğdaydan ya pılan gıda maddeleri tüketiminin birinci sırada yer alması, buğday üretimine veril mesi gereken önemi gözler önüne seriyor. 2020 yılı verilerine göre ülkemizde 5,27 milyon hektar kıraç alanda ve 1,21 milyon hektar sulu alanda buğday üretimi yapılıyor. Son 5 yılda kıraçta buğday ekim alanı 662 bin hektar azaldı. Bu durum ilk bakışta buğdayda sulu tarıma geçildiğini akıllara getirse de veriler durumun böyle olmadığını göste riyor. Çünkü suluda buğday ekim alanı da son 5 yılda 88 bin hektar azaldı. Ayrıca son 5 yılda buğday ekim alanlarında 750 bin hektar azalma yaşandı. Bu yıl yağışlar, özellikle kar yağışları yeterli olmuş ve hububat için zamanında gerçekleşmiştir. Buğday üretimi mizin yüzde 76’sının kıraç alanda gerçekleşmesi nedeniyle kar yağışı elbette ki verimi artıracaktır. Ancak kar yağışı azot, fosfor ve potasyum gibi hayati öneme sahip, bitki besin elementlerini içermediğinden gübre yerine geçemez. Ne yazık ki bu üretim sezonunda çiftçilerimizin önemli bir kısmı, arazisine gübre atamadı ya da atması gereken miktarın oldukça altında gübre kullandı. Gübre ile verim doğrudan ilişkili olduğundan, uygun miktarda ve doğru zamanda gübre atılmasıyla birlikte ba har yağışlarının da zamanın da gelmesi verimi artırır. Kı sacası yağışlar rekoltenin daha da düşmesini bir miktar engelleyebilecek, ancak bu yıl yaşanan gübre fakirliği yüzünden geçmiş yıllara göre rekolte artışı beklendiği ölçüde olmayabilir. Buğdayda 2021 yılında 8,1 milyon ton ithalat gerçekleştirildi. Üretimimizi artırmak ve ithalatımızı azaltmak için birçok üründe olduğu gibi buğdayda da uzun vadeli strate jilere dayanan ciddi bir üretim planlaması yapılması gerekiyor. Türkiye, buğday üre tim potansiyelini iyi değerlendirmek için üreticilerin gelir istikrarını koruyacak, tarımsal yapısına uygun bir piyasa düzenini oluşturmak zorundadır. Destekler maliyeti azaltıcı yönde ağırlık kazanmalı ve mutlaka çiftçinin tam ihtiyaç duyduğu zamanda verilmelidir. Kar yağışı barajların ve yer altı sularının beslenmesi açısından önem arz ediyor. Ancak kuraklık için konuşmak erken, kuraklık riskinin azaldığını söylemek için mart-nisan dönemindeki yağışları görmek gerekir. Birçok ürünün bu yağışlara ihti yacı olacak. Yağışlar yeterli olursa risk azalır. Ülke olarak dikkatli olmalıyız. Kuraklıkla ilgili tedbirleri hayata geçirmeliyiz. Çiftçimiz suyu bulsa da kullanması sorun olacaktır. Özellikle çok su isteyen şe ker pancarı, pamuk, mısır, çeltik gibi ürünlerde izmirescort artan elektrik maliyetleri ciddi bir problem oluşturacaktır. Çün kü sulama elektrik maliyetleri son yıllarda çok yükseldi. Üretimde ciddi düşmelere neden olabilecek bu maliyet hızla aşağı çekilmelidir. Sulama elektrik maliyetinin aşırı yükselmesi üretimde çok ciddi olumsuzluklar yaşamamıza neden olabilir.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

altmöbelentsorgung

Çocuk Şarkıları