DEPREM BÖLGESİNDEN AYRILIŞ
BIST 100
13.934,06 0,94%
DOLAR
43,8366 0,16%
EURO
51,6794 0,17%
GRAM ALTIN
7.183,04 2,07%
FAİZ
36,29 -0,14%
GÜMÜŞ GRAM
119,18 7,98%
BITCOIN
67.769,00 -0,04%
GBP/TRY
59,1324 0,14%
EUR/USD
1,1784 0,09%
BRENT
71,68 0,04%
ÇEYREK ALTIN
11.744,27 2,07%
Hatay Açık
Hatay hava durumu
10 °

DEPREM BÖLGESİNDEN AYRILIŞ

adil-cetin

Siren sesiyle canhıraş bir şekilde yoldan geçen bir ambulansı gördüğüm zaman çok duygulanırım. Zira o ambulansın içindeki hasta ve yakınıyla bir empati kurarım. Hastaneye yetiştirmeye çalışılan o hasta ve yakınının yerine kendimi koyar, annem, babam, eşim, evladım, kardeşim olduğunu düşünür ve duygularım zirve yapar ve gözlerimden yaş gelir.
Yine eski sosyalist, komünist ülkelerdeki özellikle Türklere uygulanan her türlü işkence ve zorbalıkla yerlerinden, yurtlarından, vatanlarından sürgün edilerek, hayvan vagonlarıyla başka yerlere en kötü şartlarda gönderilen, yarısı yollarda ölen/öldürülen Türkler gözümün önünde canlanır. Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu’nun “Yeni Bir Dünya” adlı hikâye kitabındaki “Sefir Bey” adlı hikâyesi beni oldukça fazla etkilemişti. Yine rahmetli Emine Işınsu’nun dış Türklerle ilgili yazdığı romanlar aynı duyguları yaşatmıştı. Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden Türklerin hazin hikâyesini dinlediğimde de aynı duyguları yaşamıştım.
Bugün 06 Şubat 2026. 06 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız asrın felaketi, on bir ili kapsayan büyük depremin üçüncü yılı.
06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen asrın felaketi depremle çok büyük yıkımın ve ölümün olduğu Hatay özellikle Antakya, Defne, Kırıkhan, Hassa ve Samandağ ilçelerinde yaşayanlar olarak bizler memleketimizi çok acil olarak adeta sürgüne gider gibi vatanımızı, memleketimizi terk ederek değişik yerlere dağıldık.
Deprem anı ve gün boyu, yağmur yağıyor, hava soğuk, insanların ayağında ayakkabı yok, kiminin ayağında ev terliği var. Kimisi pijamayla dışarıda, can korkusu, panik durumda, şoke olmuş vaziyetteyiz. Depremin şiddetini yaşayarak gördük ama ne kadar yeri etkilediğini ve ne yapacağımızı henüz bilmiyoruz. Kimseden bir yardım gelmiyor. Tuvalet yok, su yok, ekmek yok, yiyecek yok. Arabası olup da sağlam olanlar arabasına sığındılar. Olmayanlar perişan bir haldeydiler.
Hatay’da yedi evi yıkılmış bir aileyiz. Her şeyi var olan bizler saniyeler içerisinde hiçbir şeyi olmayan durumuna gelmiştik. Hataylılar olarak varları kaybetmiş, yokta birleşmiştik. Akaryakıt sıkıntısı yaşanıyordu. Dışarıdan gelenlere akaryakıt getirmelerini söylüyorduk. İstanbul’dan yardıma gelen yeğenime benzin getirmesini söyledim. Kardeşlerimle birlikte depremin üçüncü gününün ilk saatlerinde gece karanlığında Hatay’dan ayrılıp her birimiz bir yere meçhule gider gibi gitmek zorunda kaldık. Hatay adeta boşalıyordu. Yollarda trafik çok yoğun olduğundan 15 dakikalık bir mesafeyi 2-3 saatte alabiliyorduk. Yolda ambulanslardan geçilmiyordu. Sürekli ambulanslar siren sesleri eşliğinde yaralı taşıyorlardı. Götürülen yaralıların bazılarının kimlikleri bile bilinmiyordu. Kimisi yolda, kimisi götürüldüğü yerde ölüyordu. Kimliği bilinmeyenler kimsesizler mezarlığına gömülüyordu. Hatay’dan bu şekilde ayrılışımız normal zamanlardaki gibi bir durum değildi. Gönüllü bir yerlere gitmiyorduk. Kısa süreliğine de gitmiyorduk. Hiçbir şey düşünemiyorduk. Ne olacağımızı, ne yapacağımızı bilmiyorduk. Çünkü yok olan bir şehirden çıkıyorduk. Adeta Sovyetler Birliği’ndeki Türklerin sürgüne gönderilişleri gibi bir ayrılış duygusunu yaşıyordum.
Bugün on bir ili kapsayan büyük depremin üçüncü yılı. Çekilen acıları, çileleri, yaşanan mağduriyetleri, karşılaşılan sıkıntıları ancak yaşayan bilir.
Allah, böyle bir felaketi hiç kimseye yaşatmasın.
Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Yakınlarına başsağlığı ve sabır dileklerimi iletiyorum.
Hatay’ın ve diğer illerin bir an önce ayağa kaldırılarak, dağılan insanların tekrar bir araya gelmeleri temin edilmelidir. Devletimiz deprem bölgelerine, deprem bölgelerinde yaşayanlara, deprem mağdurlarına en güçlü bir şekilde şefkatini göstermelidir.
Başımıza gelen bu felaketten herkesin ders çıkarıp bir daha yaşanmaması için özellikle yetkililer ve sorumlular tarafından gerekli tedbirler alınır inşallah.
*
BEŞ ŞUBAT’TAN SONRA
Gene yaklaşıyor kapkara gece
Tarihin yazdığı en uzun hece
Unutulur adı belki silince
Silin takvimlerden kalmasın izi
Bir daha bu kadar üzmesin bizi
Her anı kafamda beynimi yakar
Saatler durdu... artık... Zaman mı akar
Bu kâbus bu zulüm ne zaman kalkar
Silin takvimlerden o kara günü
Kim bilir kâbusun hep sürdüğünü

“Kimse yok mu” diyen o çaresiz ses
Buz tutmuş avuçlar buz tutmuş nefes
Kalmadı yaşamak için bir heves
Kim bilsin insanda ruhlar ölüyor
Bir kâbus... bir dehşet... gece geliyor

Yazmasın takvimler tarih yazmasın
Mevsimler unutsun tarih yazmasın
O kara geceyi talih yazmasın
Ne zaman, ne akıl, ne kalp siliyor
Unutmak istesek yine geliyor

Binalar da ne ki dünler yıkıldı
Umutlar yıkıldı günler yıkıldı
Sayısı bellisiz canlar yıkıldı
Çaresiz bir çift göz yaşlar kalıyor
Çoğu da yazısız taşlar kalıyor

31.01.2026
Lütfi ANLAR

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?