Kırıkhan Olay Gazetesi-Hatay'da Hızlı doğru tarafsız haberciliğin merkezi

MEVLANA

MEVLANA
SEYFULLAH KAYMAN
SEYFULLAH KAYMAN( kayman@kirikhanolay.com.tr )
04 Aralık 2018 - 20:29
Muhammed Celâleddîn-i Rumi, veya kısaca bilinen adıyla Mevlânâ, 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi’nin Belh şehrinde doğmuştur.  13. yüzyılda yaşamış Fars Sünni Müslüman şair, fâkih, âlim, ilahiyatçı ve Sufi mutasavvıf.
Ölüm tarihi ve yeri: 17 Aralık 1273, Konya
Mevlana Celaleddin Rumi’nin sözleri herkes tarafından yoğun bir ilgiyle takip ediliyor. Her bir sözünde derin anlamlar bulunan, tüm inceliği ve güzelliğiyle insanların gönlünü fetheden sözler olma niteliği taşıyor. Yaşadığı dönemin toplumsal sorunlarıyla bir sosyolog gibi, bireysel sorunlarla bir psikolog gibi, inanç konularıyla bir Teolog gibi ilgilenmiş yetinmeyerek adeta çağımıza bir fener görevi üstlenmiştir. Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Mevlâna’nın ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediliyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah’ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “Şeb-i Arûs” diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
Mevlana’dan birkaç seçme;
**Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.
**Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun.
**Hayat bir nefestir, aldığın kadar… Hayat bir kafestir, kaldığın kadar… Hayat bir hevestir, daldığın kadar…
**Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.
**Ve yine son sözü Mevlana’nın kendisine bırakalım.
Bakalım bizlere vasiyeti nedir?
Mevlana’nın Vasiyeti
Size, gizlide ve açıkta Allah’tan korkmayı, az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, isyan ve günahları terk etmeyi, oruç tutmayı, namaza devam etmeyi, sürekli olarak şehveti terk etmeyi, bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, aptal ve cahillerle oturmamayı, güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum. İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.
“Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir”

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.