Kırıkhan Olay Gazetesi

ZAMANSIZ YOLCULUK-1

ZAMANSIZ  YOLCULUK-1
SEYFULLAH KAYMAN
SEYFULLAH KAYMAN( kayman@kirikhanolay.com.tr )
11 Şubat 2019 - 8:26

İnsanın değil, insanlığın yüzünün resmini çizebilecek bir ressam var mıydı?Abidin Dino’ya sorabilme imkanımız yok. Olsaydı, Cevaben ne derdi acaba? Çizemezdi sanki! Ama mutlaka söyleyecek birkaç cümlesi olurdu.Siyaseten olmasadahi,Deha,sanatsal bir dokunuş yapardı. Aragon Elsa’nın sırf gözleri için o kadar beyti kaleme döktü. Ne derdi acaba? Hiçbir fikrim yok! Monalisa’nın yüzünün bir tarafı mıdır acaba? İsa’nın son akşam yemeğindeki havarilerinin arasındakilerden biri miydi? We are the world, we are the childearen’ı söyleyenlerden siyahi biri olabilir miydi? Ahmet Hamdi’nin “Huzur” bulduğu şehirlerden hangisinde daha yoğundu? Voltaire’n Kandid’i Eldorado’ya vardığında tamamen inanabilmiş miydi? Heloise için birşey diyemem, o bir aşk kadınıydıPeki ya Leman Abla!Leman abla evini verebilecek miydi?Zagrep radyosundan bir anons!Leman abla neden tedirgin? İnsanın tarifi Jean Paul Sartre’da:”Aynada kendime bakinca salyangoz göruyorum. “Ya Albert Camus gerçekten Yabancı mıydı? Olaylara Fransız kalmadığı kesindi!!!Tutunmaya çalışırken hayata, Oğuz Atay’dan öğrendim “tutunamayanlar”ı,Bi ara kulağımda isyan melodileri radyoda Yaşar Kurt, “beynimi yiyorlar” diye haykırıyordu. Öyle bir isyan ki Spartaküs’ü bile uyandırıyordu. Ebu Zer’den artan cesareti, “Yeşil Yol”a çıkan John Coffey aldı. Son nefesinde “karanlıktan korkuyorum”, “cennetteyim” diyerek infaz edildi.İnfazlar mı? Ah ah dedirtmekten başka ne işe yarıyor ki? Hangimiz Deniz kadar Gezmiş,Ya da Veysel kadar görmüş olabiliriz?Tanrı, buzdağı kılığında Titanik’e çelme taktı. Ve Titanik olsan bile kibre yer yok dedi…Kim anladı?Sokrates anlayabilirdi, ama çok önce ayrılmıştı aramızdan.Bu da mı gelecekti başımıza?Buda mı geldi başımıza?Korktum birden!Az ilerde Paganlarla mutasavvıflar hararetli tartışıyorlar.Selam aleyküm dediğimde sadece bir grup aleyküm selam dedi.Olsun dedim kendi kendime.En azından beni anlayan birileri var.Yaşamım bir bedevi gibi…Arıyordum hayatın anlamını, mutluluğun kaynağını…Elimdekilerini yitirmeden geziyordum.Bi ara gözüm Halil Cibran’a ilişti. Kimi zaman Ermiş, kimi zaman Meczup;Ermiş’ken diyor ki: “Göğsümün bir tarafında İsa, diğer tarafında Muhammed oturur.” Meczup’ken diyor ki: “Daha ne olduğumuzu bile bilmezken,ne olacağımızı tartışmanın ne alemi var?”Ne alemi mi var?”Alem buysa Kral benim” anlayışı ya hakim olursa?Vay halimize…Bir toplumu aşağılamanın sloganıdır bu.Yine gezinirken Machiavelli’ye rastladım. O da parçalanmış Italya’da “Hükümdar”ı arıyordu. Kendi kriterlerine uygun bir hükümdarı arıyordu.Buldu da…Kimileri arıyor, Paulo Coelho’nun “simyacı”sı gibi, Kimileri bekliyor Samuel Beckett’ın  “Godot’yu” , beklemesi gibi…Peki “Esaretin Bedeli”ni kim ödeyecek?Tarih, kronolojisinde geriye dönük boş bir yer bırakmış mıdır?Hani sadece özürle geçiştirmemek için.Neden beyazlar savaşıp, kızılderililer ölüyor diye otağının önünde çömelen “Oturan boğayı” kimse duymadı.Sağır mıydı yoksa insanlar?Deliliğe övgü yağdırırken Erasmus, “Hapishanelerin Doğuşu”nu neden Fouchoult kaleme aldı.Of ya!!!Zaten kalbim daralıyor,Üstelik kafamı neden karıştırıyorum.Acaba sıkıntımı Schopenhaure’un  “Aşkın Varlık’ı giderebilir mi?Kimbilir!Yine sormaya, sorgulama, anlamaya, tanımaya devam…

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.