KÖY, MAHALLE VE MUHTAR « Kırıkhan Olay Gazetesi-Hatay'da Hızlı doğru tarafsız haberciliğin merkezi

24 Şubat 2024 - 09:56

KÖY, MAHALLE VE MUHTAR

KÖY, MAHALLE VE MUHTAR
Son Güncelleme :

26 Ocak 2024 - 8:58

Köy Kanunu

Öncelikle Köy Kanunu’na göre Köy ne demektir, nasıl oluyor, muhtar ne demek, nasıl seçilir, görevi nedir ona bir bakalım.

18.03.1924 tarihli 442 sayılı Köy Kanunu 07.04.1924 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş.

Bu kanuna göre:

Nüfusu iki binden aşağı yurtlara (köy) ve nüfusu iki bin ile yirmi bin arasında olanlara (kasaba) ve yirmi binden çok nüfusu olanlara (şehir) denir. Nüfusu iki binden aşağı olsa dahi belediye teşkilatı mevcut olan nahiye, kaza ve vilayet merkezleri kasaba itibar olunur. Ve Belediye Kanununa tabidir.

Cami, mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanlar bağ ve bahçe ve tarlalarıyla birlikte bir köy teşkil ederler.

İşbu kanun ile köye verilen işleri görmek (Köy muhtarının) ve (İhtiyar meclisinin) vazifesidir.

Muhtar, köyün başıdır. İşbu kanuna göre köy işlerinde söz söylemek, emir vermek ve emrini yaptırmak muhtarın hakkıdır. Muhtar Devletin memurudur.

Muhtarın göreceği işler ikiye ayrılır:

1-Devlet işleri,

2-Köy işleri.

Muhtarın göreceği Devlet işleri şunlardır:

Hükümet tarafından bildirilecek kanunları, nizamları köy içinde ilan etmek ve halka anlatmak ve kanunlar, nizamlar, talimatlar, emirler ile kendisine verilecek işleri görmek,

Köyün sınırı içinde dirlik ve düzenliği korumak (asayişi korumak),

Salgın ve bulaşık hastalıkları günü gününe Hükümete haber vermek,

Hekim olmayanların ve üfürükçülerin hastalara ilaç yapmasını menetmek ve Hükümete haber vermek,

Köylünün çiçek ve bulaşık hastalıklar aşısı ile aşılanıp hastalıktan kurtulmasına çalışmak,

Köye gelip gidenlerin niçin gelip gitmekte olduklarını anlamak ve bunlar içinde şüpheli adamlar veyahut ecnebiler görülürse hemen yakın karakola haber vermek,

Her ay içinde köyde doğan, ölen, nikâhlanan ve boşananların defterini yapıp ertesi ayın onuncu gününden evvel nüfus memuruna vermek ve köyün nüfus defterini birlikte götürerek vukuatı yürüttürmek,

Vergi toplamak için gelen tahsildarlara yol göstermek, yardım etmek ve tahsildarların yolsuzluğunu görürse Hükümete haber vermek,

Asker toplamak ve bakaya ve kaçakları Hükümete haber vermek,

Köylünün ırzına ve canına ve malına el uzatan ve Hükümet kanunlarını dinlemeyen kimseleri köy korucuları ve gönüllü korucularla yakalattırarak Hükümete göndermek,

Köy sınırı içinde yangın ve sel olursa köylüleri toplayıp söndürmeğe ve çevirmeğe çalışmak, (orman yangınlarında sınırdan dışarı olsa dahi yardıma mecburdurlar.),

Muhtarın göreceği köy işleri şunlardır:

Kanunda sayılan işleri ihtiyar meclisi ile görüşerek yapmak ve yaptırmak,

Kanunda sayılan işlerin yapılabilmesi için köylülere öğüt vermek,

İhtiyar Meclisi ile görüştükten sonra köylüyü işe çağırmak,

İhtiyar Meclisi kararı ile köy işlerine harcanacak parayı toplamak,

Köy işlerine harcanacak parayı topladıktan sonra harcamak için emir vermek;

Bir ay içinde nerelere ve ne kadar para harcamış ise gelecek aybaşında hesabatını ihtiyar meclisine vermek,

Köy işlerinde hem davacı, hem hasım olarak mahkemede bulunmak ve isterse mahkemeye diğer birini yerine (vekil) göndermektedir.

***

Muhtar Nedir?

Köylerde veya mahallelerde yürütme görevini üstlenen kişilere muhtar adı verilmektedir. Muhtar olan kişi sorumlu olduğu bölgede görev yapmaktadır. Muhtarlar halk tarafından seçildiği için köy veya mahalle sakinleri adına çalışmalar yapmaktadır.

Köy ya da mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek üzere, o köyde ya da mahallede oturanlarca seçim yoluyla göreve getirilmiş kimse.

En az altı aydan beri o mahalle veya köyde oturmak şartıyla 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı, bu Kanunda ve bu Kanunun atıf yaptığı diğer kanunlarda öngörülen hükümlerce seçilmeye mani hali olmamak kaydıyla, muhtar, ihtiyar meclisi ve ihtiyar heyeti üyesi seçilebilir.

Muhtar olarak çalışan kişinin maaşı 2024 verilerine göre ortalama 17.600 TL civarındadır. Ancak muhtar azası maaş almıyor. Bu görev, gönüllülük esasına dayanır.

Muhtarlar devlet memuru statüsünde görev yapmaktadır. Muhtar belirlemiş olduğu ihtiyar ile seçime katılmaktadır. İdari birimler arasında en küçük birim ise muhtarlık birimidir.

Muhtar seçimi de mahalli idareler seçimleriyle beş yılda bir yapılır.

Köy muhtarlığının kurulabilmesi için nüfusun 150’den fazla olması şartı aranmaktadır.

***

Köyler Mahalleye Dönüştü

Türkiye’deki büyükşehirlerin sınırları içindeki köylerin statüsü, 12 Kasım 2012’de çıkartılan 6360 sayılı Kanun ile Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırı olarak belirlenmiş ve bu sınırlar içinde yer alan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülerek bulundukları ilçe belediyelerine katılmışlardır. 16 binden fazla köyü etkileyen bu düzenleme 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden sonra yürürlüğe girdi. Aynı düzenlemeyle köylerin yanı sıra 1053 belde de mahalleye dönüştürüldü.

Kırsal alanları yakından ilgilendiren bu düzenleme neticesinde belediyelerin sorumluluk alanları genişlemiş ve hizmet maliyetleri artmış, kentte yaşamanın gerektirdiği mali yükümlülükler köyler için de geçerli olmuş ve tarımsal üretim olumsuz yönde etkilenmiştir.

Köyler mahalleye dönüştürülünce, çevre temizlik vergisi, emlak vergisi, su parası alınmaya başlandı. Ancak bu konularda sağlıklı bir hizmet de verilemiyor. Eski ifadeyle köyde yaşayanlar şehirde yaşıyormuş gibi bir bedel ödemek durumunda kalıyor. Daha önce bu hizmetler tüzel kişilik olduğu için İl Özel İdaresince karşılanıyordu. Muhtarların birçok görevi ortadan kalktığı gibi evlendirme yetkisi de ellerinden alındı. Bu haliyle muhtarlar devlete külfet olmuştur.

Yasa çıkarılırken kimse köyde veya beldede yaşayanların görüşünü almadı. Ama malları ellerinden alındı. Mahalleye dönüştürülen köy ve beldelerin ortak mallarına el konuldu. Meraları, işletmeleri, gayrimenkulleri yani köy veya beldenin ortak varlıkları tümüyle bağlandıkları belediyelere devredildi.

Köylerin mahalleye dönüştürülmesi tarıma, kırsal yapıya çok büyük zarar verdi. Bazı meralar satıldı, bazıları imara açıldı. Dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, köylerin mahalleye dönüştürülmesinin tarıma büyük zarar verdiğini bir kaç kez dile getirmişti. Ayrıca 21 Kasım 2019’da 3. Tarım Şurası sonuç bildirgesi açıklanırken köylere statülerinin yeniden verilmesine ilişkin düzenlemenin yapılacağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı.

***

Mahalle ve Köy

Bugün mahalle muhtarlarının hiçbir özelliği kalmamıştır. Resmi kurumların olduğu yerlerde muhtarlık boşluktadır. Gereksizdir, fazlalıktır, masraftır. Köylerde ise muhtarlık olmalıdır. Zira köyün bir bütçesi var. Ayrıca devletin köydeki temsilcisi muhtardır. Köyün muhtarı devletin muhatabıdır.

Büyükşehir yasasıyla Büyükşehir olan illerdeki köyler tamamen mahalle statüsüne dahil edilmiştir. Belde belediyeler de lağvedilerek mahalleye dönüştürülmüştür. Köylerin mahalleye dönüştürülmesi hoş olmadı. Köy kültürümüz yok oldu. Aslında mahalleye dönüştürülen köylerin tekrar köy statüsüne kavuşturulması daha iyi olacağı kanaatindeyim. “Bizim köy”, “Köyümüz”, “Köyüme gidiyorum” gibi kavramlar derin bir mensubiyeti ifade etmekteydi. Sahiplenme duygusu vardı. Ayrıca köylerde yeniden okulların açılması daha iyi olacaktır. Köy okullarının kapatılması köyden şehre göçün de sebeplerinden biridir. Köylüyü köyünde tutmak gerekir. Öğretmenlerle köylünün irtibatını kurmak faydalı olacaktır.

***

Yapılan bir araştırmada;

“Yaşadığınız yerin köy olarak mı kalmasını isterdiniz?” sorusuna genel yaklaşım “evet” yönündedir. Yani dönüşümden memnun olmayanların oranı olanların oranından yüksektir.

“Mahalleye dönüştükten sonra kendinizi kentin bir parçası olarak görüyor musunuz?” sorusuna genel yaklaşım %90,7 oranıyla olumsuzdur. Katılımcılar yaşadıkları köylerinin mahalle statüsüne geçmesiyle kendilerini ve eski köy yeni mahalle yerleşimlerini kentin bir parçası olarak görmemektedirler.

***

Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği “Köylü milletin efendisidir” sözü yerine “Mahalleli milletin efendisidir” mi diyeceğiz?

*

Büyük şair Ahmet Kutsi Tecer’in;

“Orda bir köy var uzakta

O köy bizim köyümüzdür

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.”

… diye devam eden “Köye özlem duygusunun öne çıkarıldığı” şiiri büyükşehirlerde unutacak mıyız?

*

Ferdi Tayfur’un “Fadime’nin Düğünü” adlı şarkısında;

“Hadi gel köyümüze geri dönelim

Fadime’nin düğününde halay çekelim”

dediği köylerimizi yeniden canlandırmanın daha iyi olacağını düşünüyorum.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.