Kırıkhan Olay Gazetesi

Hassa’nın Amanoslar’daki Yaylası; ÇARDAK (2)

Hassa’nın Amanoslar’daki Yaylası; ÇARDAK (2)
M.ADİL ÇETİN
M.ADİL ÇETİN( adilcetin1@gmail.com )
01 Ekim 2019 - 10:01

1.Bölümde Hassa’dan Çardağa kadarki gezimizi paylaşmıştım. Şimdi ise, Çardak’la Dörtyol arasındaki yolculuğumuzu aktarmaya çalışacağım. Çardak’tan yak laşık 4 km toprak yoldan sonra Domuzdamı’na geliyoruz. Tepelik yerde yüksekçe bir şekilde kerpiçten bir ev yapılmış. Söğütlü Ökkeş Kar’ın evi olduğunu öğreniyoruz. Tepenin uç kısmında bir hayma ve üç kadın bulunuyor. Yukarı Karafakılı Köyünden olduklarını söylediler. Eşleri ve çocukları yakınlardaki taş ocağında ve Orman İşletmesi’nin ağaç kesiminde çalışıyorlarmış. Birinin eşi ise keçi sürüsü otlatıyormuş. Bu mevkiye “Ahmet Vurulan’ın Yeri” deniyormuş. Vasi, haymada gördüğümüz toplanmış otların ne otu olduğunu soruyor, Kantaron otu olduğunu öğrenince kurutulmuş 20 bağ otun tamamını satın alıyor. Buradan etrafa baktığımızda, her tarafın yüksekçe dağlarla çevrilmiş ve ormanlık alanlar olduğunu görüyoruz. Tertemiz bir hava, sessiz bir ortam… Şahane bir görüntüye şahit oluyoruz. Bu manzarayı gördüğüm an aklıma Refik Halid Karay’ın Şalan Kale’de geçen ve o bölgeyi anlatan “Çete” romanı geldi. Sanki Çete romanını yaşıyormuş hissine kapıldım. Erol’un burayla ilgili yapmış olduğu espiri ise bizleri gün boyu neşelendirdi. Domuzdamı’nı geçince bir taş ocağına rastlıyoruz. Burada Belenli Osman Sökmen ile konuşuyoruz. Buradan çıkartılan taşları Dörtyol’a götürüyorlarmış. Bu taşlar duvar ve zemin kaplamasında kullanılıyormuş. Burasının iklimi Doğu Karadeniz iklimini andırıyor, sisli ve yağmurlu. Evler, Karadeniz’deki gibi dağınık. Ve fındık bahçelerini, bostan ekili bahçeleri görüyoruz. Elma ağaçlarından elma koparıyoruz. Ellerimle kopardığım elmalardan, muhterem hocam Nuriye Hanım’ın hatırına eşi Vasi’ye ikram ediyorum. Hocama da götürmesi için ayrıca veriyorum. Etraf yeşilin her tonuyla örtülmüş vaziyette. Yol boyunca ağaçlar yolun üstünü kaplamış. Ağaçlardan gökyüzünü göremiyoruz. Buralar hep toprak ve taşlı yol. Zaman zaman Erol ile arabadan inip hem arabanın yükünü azaltmak, hem de yakından görmek ve fotoğraf çekmek için yaya yürüyoruz. Yolumuzun üzerinde Abdullah Meşe adında bir amcaya rastlıyoruz. Aslen Yukarı Karafakılı köyünden olup, şimdi Dörtyol’da oturuyormuş. Bir bahçe oluşturmuş. İçine fasulye, kabak, biber, domates, patlıcan ekmiş. Her taraf yemyeşil; insanın burada huzur bulmaması mümkün değil. Bu dağlarda çok sayıda yayla bulunmaktadır. Buralarda kendimizi dinleriz. İç dünyamıza dalar çok uzaklara gideriz. Adeta hayal âleminde yaşarız. Her şeyden uzak, sadece kuş ve su sesi duyarız. Ormandaki yeşilin ve gökyüzündeki mavinin tonlarını seyrederiz. Her insanın zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyacı olduğuna inanırım. Bu yalnızlığın böyle yerlerde geçirilmesi harika olur. Çünkü insan buralarda huzur buluyor. Kafamızı meşgul eden sorunlardan uzaklaşıyoruz. Yapaylıktan doğallığa geçiyoruz. Cıvık Yaylası’nı geçtikten sonra Topaktaş Yaylası’na varıyoruz. Topaktaş, daha kalabalık ve ormanlık alan içerisinde bir yerleşim yeri. Çok katlı binalar yapılmış. Daha bir yerleşik düzen mevcut. Manzara oldukça güzel. Ağaçlarla evler birbirine karışmış durumda. Yolumuza devam ediyoruz. Yayhalı ve Çökek yaylalarından sonra Dörtyol’a ulaşıyoruz. Dörtyol’da kardeşim Hüseyin’e uğruyoruz. Biraz dinlendikten sonra akşam Soğukoluk’ta Habeş amcaya misafir oluyoruz. Soğukoluk’un serin ortamında akşam ziyafeti çekiyor bize Habeş amca. Buradan Kırıkhan’a hareket ediyoruz. Kaptanımız Adnan, bizi Kıcı’dan kestirme bir yoldan Kırıkhan’a getiriyor. Burada ayrılıyoruz. Onlar Kırıkhan’da kalıyor. Ben Antakya’ya hareket ediyorum. Yorgun olmakla birlikte neşe içerisinde yaklaşık 200 kilometrelik mesafeyi 15 saatte tamamlıyoruz. Sabahleyin saat 9’da başladığımız gezi, gecenin 12’sinde son buluyor. Amanosları doğudan batıya; Hassa’dan Dörtyol’a geçtiğimiz bu gezide iyi bir muhtar olmanın ötesinde iyi bir şoför olduğunu da gösteren Adnan arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Zira bizi tehlikeli yollardan; dar, dik ve uçurumlu yollardan geçirerek, incitmeden sağ salim başlangıç noktamıza getirdi. Her dönem söz verilip de bir türlü yapılamayan Hassa Çardak yolunun genişletilerek yapılması, burayı daha cazip hale getirecektir. Bu yol, uzantısıyla birlikte aynı zamanda Hassa-Dörtyol bağlantısı da olacaktır. Zira Hassa’dan Dörtyol’a; Kırıkhan, Belen ve İskenderun üzerinden gidilmektedir. Bu da uzun bir mesafedir. Hâlbuki, Hassa ile Dörtyol arasında bir Amanos Dağı var. Bu dağlarda çok harika yaylalar bulunmaktadır. Dolayısıyla buraya devletin geciken ilgisini biran önce göstermesi, bölge insanının en büyük beklentisidir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.