REYHANLI’DAKİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI MECLİS GÜNDEMİNDE « Kırıkhan Olay Gazetesi-Hatay'da Hızlı doğru tarafsız haberciliğin merkezi

2 Mart 2021 - 10:40

REYHANLI’DAKİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI MECLİS GÜNDEMİNDE

REYHANLI’DAKİ CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI  MECLİS GÜNDEMİNDE
Son Güncelleme :

17 Şubat 2021 - 9:28

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan bir ortaokulda 2018 yılında beden öğretmenliği ve aynı zamanda müdür yardımcılığı görevi yapan bir öğ retmenin, olayın geçtiği zamanda 8. sınıfta okuyan 13 yaşındaki öğrencisine birçok kez cinsel istismarda bulunduğu iddiaları üzerine, Cum huriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) üyesi Suzan Şahin konuyu TBMM gündemine taşıdı. Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyo nu (KEFEK) üyesi Suzan Şa hin, Hatay’ın Reyhanlı ilçesin de bulunan bir ortaokulda 2018 yılında beden öğretmenliği ve aynı zamanda mü dür yardımcılığı görevi ya pan bir öğretmenin, olayın geçtiği zamanda 8. sınıfta okuyan 13 yaşındaki öğrencisine birçok kez cinsel istismarda bulunduğu iddiaları üzerine konuyu meclis gündemine taşıdı. Öğrencisine attığı mesajlar sonucunda ortaya çıktığı be lirtilen olayda mağdurun ailesi sanık hakkında şikayetçi olmuş ve cinsel istismar da vası açılmıştı olayda ismi ge çen öğretmen hakkında başlatılan soruşturma tamamlanmadan bir süre görevden uzaklaştırılmış, ancak soruşturma tamamlanmadan aynı okulda görevine iade edilmesi tepkilere yol açmıştı. Mağduru ve ailesini psikolojik olarak yaralayan olayın üstüne sanığın aynı okulda görevine devam etmesi, olayın üzerinden geçen iki yılda iddianamenin geç hazırlanması, sadece bir duruşma yapılması ve sanığın tutuksuz yargılanmasının mağdu ru ikinci kez örseleyen bir du ruma düşürdüğünü söyleyen Şahin ‘‘İddiaya göre olay, 20 18 yılında Reyhanlı’da bir ortaokulda yaşanmış, mağdur sanık tarafından önce sözlü daha sonra fiziksel istismara maruz bırakılmıştır. Mağdurun avukatının aktardığı bilgi lere göre sanığın mağduru “çok güzel gülüyorsun, çok tatlısın” gibi sözlerle önce sözlü olarak istismar ettiği, daha sonra eylemlerini fiziksel istismara kadar vardıran eylemleri olduğu ifade edilmektedir. Sanığın mağdurun sürekli okulda olduğu bir va kitte, soyunma odasını temiz lemesini söylediği, mağdurun soyunma odasını temizlerken sanığın soyunma oda sına girip mağduru dudağından öptüğü ve farklı yerleri ne dokunmak istediği, başka bir olayda mağduru kendisi ne ait olan bir odaya kilitleye rek istismar ettiği, ayrıca fark lı bir zamanda sanığın mağduru okulun karşısında bulunan amcasına ait evine ça lışma bahanesiyle götürdü ğü, evde daha da ileri giderek istismarı daha ileriye taşımaya çalıştığı belirtilmekte dir. Sanığın defalarca başka öğretmenlerin dersinden dışarı çıkardığı, bu durumun öğretmenlerde rahatsızlık oluşturduğu, sanığın mağdurun annesi, yengesi ve kuze ni ile yaptığı görüşmelerde mağduru amcasına ait eve götürdüğünü itiraf ettiği ve bu durumun da tanık beyanlarıyla kayda geçirildiği de belirtilmektedir.’’ dedi. Ailenin şikayetiyle açılan davada yargılama Reyhanlı’da Ağır Ceza Mahkemesi olmaması nedeniyle Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesi’nde de vam etmekte olup, dava süre cine ilişkin olarak olayın üstünden iki sene geçmesine rağmen iddianamenin bir yılı aşkın bir süre sonra hazırlandığı, iki yıl sonra sadece bir duruşma yapıldığı ve sanığın tutuksuz olarak yargılandığını belirten CHP’li Şa hin, ‘‘Söz konusu mide bulan dırıcı eyleme ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen idari tahkikat bulundu ğu, tahkikatta müfettişlerin olayın gerçekleştiğine dair kanaat oluşturdukları ve sanığın kamu görevinden alınması yönünde bir rapor düzenlemelerine rağmen İl Yüksek Disiplin Kurulu tarafından sanığın kamu görevinden alınması yerine sa dece meslekte bir yıl kade me ilerleme cezasına hükmolunduğu, Milli Eğitim Bakanlığının “bu eylem gerçekleşti” demesine rağmen sanığa verilebilecek en hafifi ceza ile olayın geçiştiril diği, hatta sanığın aynı okul da göreve başlatılmasıyla ödüllendirilmesi kabul edilemez. Konuya ilişkin yürütülen yargılama sürecinde de yetkili mahkemenin olayda geçen mağdurun hem kadın hem de çocuk olması nedeniyle 6284 sayılı yasayı dikkate alması gerekirken yasa yı uygulamadığı, ayrıca sanı ğın Ceza Muhakeme Kanu nu Madde 100 ve devamın da sayılan cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği iddiasıyla tutuklu olarak yargılan ması gerekirken tutuksuz olarak yargılanmasına karar vermesi ise tam bir hukuk skandalıdır. Hem yargılamanın geldiği aşama hem sanığın hala tutuksuz olması hem de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sanığın aynı oku la iade edilmesi, yaşadığı olay neticesinde zaten psikolojik olarak perişan olan yavrumuzu ve ailesini ikincil bir travmayla baş başa bırakmıştır. Bu durum aynı zamanda sanığın aynı eylemi başka öğrencilere karşı gerçekleştirmesini kuvvetle muh temel kılmakta ve öğrenciler açısından da açık bir tehdit oluşturmaktadır. Bu suçu işleyen en ağır cezayı almadan, emsal olmadan ve daha sıkı denetimler yapılmadan bu iğrençlikler son bulmayacak. Bu tür sapkınlıkların ödül verilircesine cezasız bırakılması Türkiye’nin alnına kar bir leke olarak geçer. Ceza verilmeyen, verilse bile olayın üstü kapatılarak tacizci öğretmenin tekrar göreve başlatılması bu tarz ta ciz, tecavüz eylemlerini meşrulaştırıyor. AKP hükümeti siyasi konularda olmayan suç tan ceza yaratırken bariz sap kınlık barındıran ve kanıtlanan bu tarz taciz ve istismar konularında harekete geçmiyor. Kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar konularında CHP olarak bizler asla bu konuların peşini bırakmayacağız. Kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar siyasidir. Sorumlusu da AKP hükümetidir.’’ ifadelerini kullandı. CHP Hatay Milletvekili ve KEFEK Üyesi Suzan Şahin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanından şu soruların cevabını istedi; 1.Söz konusu cinsel istismar olayına ilişkin olarak bugüne kadar neler yapılmıştır? Yürütülen soruşturmaya Bakan lığınız müdahil olacak mıdır? 2. Cinsel istismar olayına ilişkin iddialar tanık beyanlarıyla 3.Söz konusu kişi hakkında daha önce çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan baş latılmış bir soruşturma var mıdır? 4. Cinsel istismarın yaşandığı okulda başka çocukların da istismara maruz kalıp kalmadığı yönünde bir araştır ma yapılmış mıdır? 5. Cinsel istismar olayına ilişkin soruşturma devam ederken tanık beyanları ve Milli Eğitim Bakanlığı müfettişleri tarafından sanık hakkında olayın işlendiğine dair kanaat oluşmuş ve bu konuda rapor hazırlanmış olmasına rağmen sanık neden aynı okulda öğretmenlik görevine iade edilmiştir? Sanığın ödül lendirilircesine yeniden görevine iade edilmesiyle ilgili bir soruşturma başlatılmış mı dır? Sanığın en azından da va süreci tamamlanana ka dar görevinde alınması söz konusu mudur? 6. Sanığın tekrar aynı okulda görevine iade edilmesi benzer eylemi başka öğrencileri ne de gerçekleştirme ihtima li açısından risk oluşturmuyor mu? 7.Çocukları koruyup kollama yükümlülüğü olan bir yetişkinin, hele de bir öğretmenin yargılama süreci tamamlanmadan görevine iade edilmesi sizce doğru mudur? 8. Çocuğun maruz kaldığı cinsel istismara ilişkin olarak ikinci kez örselenmemesi iç in bu eyleme ilişkin yürütülen soruşturma önlem alınacak mıdır? 9. Ceza Muhakeme Kanunu cinsel istismar suçunu tutuklama gerekçesi olarak ifade ederken sanık neden tutuksuz yargılanmaktadır? Sanık tutuklanacak mıdır? 10. Dava sürecinde 6284 sayılı yasa hükümleri neden dikkate alınmamakta? 11. Türkiye’nin taraf olduğu çocukların cinsel istismarını önleme ve mücadele amacı taşıyan Lanzarote Sözleşmesi neden dikkate alınmıyor? 12. Bakanlığınızın çocuğa yönelik cinsel istismar vakalarını engelleyecek düzenlemeler yapılması ve etkin mü cadele yürütülmesi konusun da hayata geçirmeyi düşündüğü çalışmalar nelerdir? Bu konuda bütünlüklü politikalar ne zaman hayata geçirilecektir?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.