ankara escort sincan escort

İzmir escort Bursa escort Ankara escort Antalya escort Eskişehir escort Konya escort Kayseri escort İzmit escort Alanya escort Kocaeli escort Kuşadası escort Gaziantep escort Malatya escort Diyarbakır escort Denizli escort Samsun escort Adana escort Bodrum escort Dubai Escort

Amanosların eteğinde, bir gizli cennet Delibekirli (2) « Kırıkhan Olay Gazetesi-Hatay'da Hızlı doğru tarafsız haberciliğin merkezi

24 Temmuz 2021 - 21:41

Amanosların eteğinde, bir gizli cennet Delibekirli (2)

Amanosların eteğinde, bir gizli cennet Delibekirli  (2)
Son Güncelleme :

28 Ağustos 2019 - 17:25

 Boz-Ulus Türkmenlerinin Bekirli Cemaati Bekirli Cemaati Boz-Ulus aşiretine bağlı Türkmen-Yörük taifesindendir. Osmanlı arşiv belgelerinde adı “Bekirler, Bekirli ve Bekirlü” olarak geçen Bekirli oymağı; Bozuluş Kazası (Konya Sancağı), Karaman, Kütahya, Zülkadriye Kazası (Maraş Sancağı), Adana, Gülnar Kazası (İçel Sancağı), İçel, Şumnu Kazası (Niğbolu Sancağı), Marmara Kazası (Biga Sancağı), Yüreğir Kazası (Adana Sancağı) ve Boyabat Kazası (Kastamonu Sancağı) yerleşmiştir. Delibekirli Köyü’ne adını veren ve Boz-Uius Türkmenlerine mensup olduğu düşünülen “Deli Bekir” ya da “Deli Bekirli” adındaki şahsın isim benzerliği bakımından Bekirli Cemaatine tabi olması ihtimal dâhilindedir. “Tüfek Endaz Nefer atı” 17.yüzyılda bölgenin Hicaz ve Kudüs’e ulaşan hac yolu üzerinde bulunması ve İstanbul’dan kutsal topraklara “Sürre Alayı” ile gönderilen “kutsal hediyelerin” Payas, Belen ve Bakras menzillerinden geçmesi, Payas ve İskenderun iskelelerinden deniz ticareti yapılması, Payas-İskenderun-Halep güzergâhının önemli bir ticaret yoluna dönüşmesi çevrenin cazibesini artırmıştır. 1648 yılında Payas, İskenderun, Belen ve Antakya’ya gelen Evliye Çelebi, Belen’in Halep’e bağlı bir voyvadalık, 700 adet toprak ev ve 3000 nüfuslu bir kaza olduğunu belirtmektedir. Bu dönemde, Delibekirli bölgesinin Belen voyvodalığına bağlı olduğu düşünülmektedir. 1690 yıllarında Payas ve Belen menzilleri arasına güvenlik amacıyla “Tüfek Endaz Neferatı” olarak nitelenen “Abacılı Oymağı” iskân edilmiştir. Bu tarihten sonra Üngüzlü ve çevresi Abacılı karyesine bağlanmış, Gedikli ve diğer Abacılı aileler, Üngüzlü’den yurt yeri (ev), bağ, bahçe ve araziler edinmiştir. Delibekirii’nin ilk kuruluş yeri olan “Üngüzlü” zamanla köy niteliğini kaybetmiş, 1690 yılında kurulan Abacılı Karyesine bağlı bir mahalle veya mezraya dönüşmüş, 19. yüzyılın başından itibaren bugünkü Delibekirli, Karataş ve Yılanlı’yı kapsayan köy kurulmuştur. Amik ve Belen İskânları 18. yüzyıl başlarında çölden gelen Arap urban saldırısı ve Gâvur Dağlarında barınan eşkiyalar, bölge üzerinde olumsuz bir baskı unsuru oluşturuyordu. Bu nedenle, bölgeye peyder pey Türkmen aşiretleri iskân ediliyordu. Bunlardan en önemlisi, 1713 yılında Hama’dan getirilen Eymür (İmir), Halep ve Yeni-il (Sivas-Kangal) Türkmenlerinden oymaklar Muratpaşa köprüsü ile Saylak bölgesine, 1780 yılında Reyhanlı Türkmenleri Amik ovasına iskân edilmiştir. Bu iskânlar, o zaman “cadde” denilen İskenderun- Halep güzergâhına yapıldı. Bundan sonra, eşkıya ve urban saldırılarına karşı Gâvur Dağı’na iskân başladı. 1781 yılında Adana Valisi olan Gazi Abdurrahman Paşa, Belenli olması nedeniyle bölgeye iskânı teşvik etmiştir. 1318 tarihli Halep Salnamesi ne göre, 1802 tarihli bir fermanla adı “Ayn el Tel” olan (Tepecik Tımar) derbent kasabasının adı “Beylan” olarak değiştirilmiştir. Belen bölgesine yerleşenler toprak vergisinden muaf (bağışık) tutularak teşvik edilmiştir. Bu vergi bağışıklığı Belen kazası ve Delibekirli köyünde nüfus artışı ve yerleşimin gelişmesine olumlu etki sağlamıştır. Meydan Gözü ya da Meydan Yeri 1850 yılından önce köyde ancak on-onbeş evin olduğu sanılmaktadır. Bunlardan Dedeocalar, Hacıağalar, Ballar, Öksüz Beyazıtlar ve Muratlar’a ait 6 evin varlığı kesin olarak bilinmektedir. Bu evler “Meydan Gözü” veya “Meydan Yeri” denilen mahallin çevresinde bir halka gibi dizilmiştir. Delibekirli Köyü’nde aileler itibarıyla ulaşılan en eski nüfus kaydı, 1858 doğumlu (Öksüz Beyazıt oğlu) Ali Öksüz, 1864 doğumlu (Mustafa oğlu) Ali Uluç ve 1867 doğumlu (Süleyman oğlu) Ali Şan’a aittir. Bu kişiler, 1850-1865 yılları arasında doğan, Osmanlı ve Fransız dönemini gören ve Cumhuriyet dönemine ulaşan kurucu aile büyükleridir. Derviş Paşa iskânı 1865 yılında Derviş Paşa komutasında deniz yolu ile İskenderun’a gelen Fırka-i İslahiye’nin harekât güzergâhını gösteren haritada “Delibekirli Köyü” adına rastlıyoruz. Delibekirli köyü, halk arasında Derviş Paşa iskânı olarak bilinen Ahmet Cevdet Paşa ve İbrahim Derviş Paşa’nın yönettiği Fırka- i İslahiye’nin harekât kapsamındadır. Derviş Paşa iskânı, 1- Uzun savaşlar sebebiyle meydana gelen iktisadi buhranlar. 2- Çeşitli iç karışıklıkların (isyanlar, şakilik hareketleri) ortaya çıkardığı durum. 3- Devlete yeni gelir kaynakları elde etme gayesiyle, para ve borç alanların ziraata açılma vesilesi. 4- Yapılan savaşlar sebebiyle özellikle hudut bölgelerinden içe doğru olan insan akımı (göç) nedeniyle yapılmıştır. Delibekirli’den ayrılan Karataş ve Yılanlı Köyleri Kuruluş öyküsünde belirtildiği gibi “Delibekirli Tarihi” bu günkü Delibekirli Köyünden ibaret olmayıp, Delibekirli, Karataş ve Yılanlı Köylerini de kapsamaktadır. Osmanlı döneminde nüfus artışı, kışlak özelliği, zadegânlık etkisiyle Delibekirli Köyü muhtarlarının Karataş mahallesinden çıktığı, Yılanlı, Delibekirli ve Karataş mahallelerinin birer azası olduğu söylenmektedir. 1914 tarihinde Belen kazasına bağlı 50 adet köy bulunmaktadır. Bunlardan biri de “Delibekirli Köyü”dür. Bu listede, Karataş Köyünün adı yer almamaktadır. Bu tarihte de Delibekirli Köyü Delibekirli, Karataş ve Yılanlı mahallelerinden oluşmaktaydı. 1936 tarihli Ahmet Faik Türkmen’in Mufassal Hatay Tarihi kitabında, Fransız işgal yönetiminde Delibekirli ve Karataş iki ayrı köy olarak ayrılmıştır. 23 Temmuz 1939 tarihinde Hatay’ın Anavatan’a ilhakından sonra da Delibekirli ve Karataş iki müstakil köy olarak devam etmiştir. 1963 yılında Yılanlı, Delibekirli Köyü’nden ayrılmış ve müstakil köy olmuştur.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.