Kırıkhan Olay Gazetesi

BİR ŞAİR DOSTUN ARDINDAN

BİR ŞAİR DOSTUN ARDINDAN
A.VASİ KÖSE
A.VASİ KÖSE( avasikose1@gmail.com )
12 Nisan 2019 - 8:24

Dün saat 08.00 sularında Dörtyol’dan Kadir Arslan Ağabey aradı. İki gündür içimi sızlatan ruhumu da

raltan ve beni oldukça rahatsız eden sorunun haberini verdi. “Emin Can’ı Kaybettik.” İçimdeki acıyı nasıl anlat
sam bilmiyorum. Emin Can dostumuz, Ağabeyimiz artık yok. Biliyorum Her Canlı Ölü
mü Tadacaktır. Bunun kurtuluşu yok. Hepimiz Doğduk, yaşadık ve bir gün geldiğimiz toprağa döneceğiz. Emin Can ise bıraktığı eserler ve şiirleriyle yaşayacaktır inanıyorum.
Yaşarken Kadir Ağabey’in yazdığı makaleyi arşiv
den çıkardım. İstedim ki Bu yazıyı bir daha okusun ve Ru
hu Şad Olsun. Rabbim Rahmetiyle seni korusun, Mekanın Cennet Olsun.
A.Vasi Köse

“Döşü gül kokulu şair;
Emin Can’ın Ardından”
Yazı: Kadir Arslan
Çok sevdiğim ve saygı duyduğum hocam, 35 yıllık arka
daşım gönül dostum, fikirdaşım, yoldaşım, değerli ve sevimli insan, eğitimci, döşü gül kokulu, şair, âşık ve halk adamı Emin Can’ı sizlere tanıtmak istiyorum.
Emin Can’ın hayatını ve şiirlerini okurken onun sevda yüklü kervanı sizi duygu ve özlem dolu olan rüyalar âlemine götürecek, o âlemde sizler kendinizden, duygunuzdan ve sevginizden bir parça bulup mutlu olacaksınız.
Emin Can 1942 yılında Dörtyol’un Ocaklı köyünde doğ-du. Babası Mehmet, annesi Behiye’dir. İlkokulu Ocaklıda, ortaokulu Dörtyol Ortaokulunda okudu. 16 yaşında iken bir gönül sevdasına yakalandı. Dört yıl okuduğu halde ortaokulu bitiremedi. Aşk uğruna Leyla ile Mecnun misali çileli günler geçirdi.
Bu sevdadan kurtulmak için Yayladağı Ortaokulu’na gitti. Okulu bitireceği gün 1960 ihtilali oldu. Diplomasını aldı. O zamanlar öğretmen kıtlığı vardı. Ortaokulu ve lise terk öğrencilerden muvakkat öğretmenlik kursu açıldı. Antak
yadaki 45 günlük kursa katıl
dı. Henüz 18 yaşına girmekteydi.
1961 yılında Adana İli Belören köyüne öğretmen olarak tayini çıktı.
“A!.. Bu kızan mı öğretmen? Çocukmuş be!..” dediler. İki yıl sonra teyzesinin kızı ile evlendi. Belören köyünde 8 yıl öğretmenlik yaptı. Adana Öğretmen Okulu’nu dışardan bitirdi. 3 kızı oldu ve üçü de öldü. 1968 yılında Sivas ve Erzincan okuma-yazma okulunda askerliğini yaptı. Bir kızı ile bir oğlu oldu. Kızı öldü. Hatay’a tayini çıktı. 3 yıl sonra da Dörtyol Gazi İlkokuluna atandı. Bir oğlu daha oldu.
1979 yılında ilk şiir kitabı olan “Damla Damla”yı yayınladı. 1981 yılında da “Dikenli Gül” adlı şiir kitabı yayınlandı. 1985 yılında Dörtyolda “Yılın Öğretmeni” seçildi. Bu arada sevdalandığı günden itibaren şiir yazmaya devam ediyordu. Bir kızı oldu.
Dörtyol’da şiir akımını başlatanların başında gelenlerden birisidir Emin Can. Gazi İlkokulu’nda çalıştı. Çaylı Yavuz-Selim 100. Yıl İlkokulu sonra da Dörtyol Öğretmenler Lokali’nde müdür olarak çalıştı. 1986-1988 yılında Hatay Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. 1986 yılında Konya Aşıklar Şöleni’ne katıldı. Muamma dalında birinci olarak ödül aldı. Dörtyol Öğretmenevi Müdürlüğü’nde 8 yıl çalıştı. 1990 yılında “Virane Gönül” adlı şiir kitabı ile “Topal Me-miş” adlı hikâye kitapları yayınlandı.
Başarılı çalışmalarından dolayı 20’ye yakın takdir, teşekkür ve ödül almıştır. Aynı yıl 29 yıllık öğretmen iken kendi isteği ile emekli oldu. 1991 yılında Hacca gitti. 8 yıl ticaretle uğraştı ama başaramadı. 1998 yılında “Senin İçin” adlı kitabı ile “Sevgi Katarı” adlı hikâye kitapları yayınladı.
Maddi durumu iyi olmadığı halde kimseye muhtaç olmamak için 1998 yılında tekrar öğretmenliğe döndü. Payas 100. Yıl İlkokulu’nda göreve başladı. Sonra Kuzuculu Öğretmenler Lokali’nde müdür olarak görev yaptı. Bir oğlu
nu Tokat’ta, bir oğlu ile kızını da Kıbrıs’taki üniversitelerde okuttu. 2003 yılında “Geyik Tepesi” adlı hikâye kitabı, “Can Evim ile “Nar Ateşi” adlı şiir kitapları yayınlandı. 2006 yılında “Bu Yara”, 2010’da “Ahu Zar” adlı şiir kitapları, 2012 yılında da “Otobana Terk Edilen Köpek” adlı hikâ
ye kitabı yayınlanarak okuyuculara sunuldu. Ruhi boşluğunu şiirlerle süsledi ve kitap haline getirdi. Bastırdığı kitapları satarak beş on kuruş para kazanmak istedi ama başarılı olamadı. En yakın bazı arkadaşlarından ilgi ve alaka göremedi. Yine de şiir yazmaya devam etti. “Ben Dörtyollu âşık Emin’im, bu topluma bir şeyler anlatana ve ölene kadar yazmaya devam edeceğim” diyor. Öğretmen ve idareci olarak çalıştığı yıllarda Dörtyol’daki bütün bayramlarda, kutlamalarda, tiyatro ve şölenlerde, sosyal kültürel faaliyetlerde bulunmuş, görev almış ve ba
şarılı çalışmalar yapmıştır. 1980-2013 yılları arasında Dörtyol’da yapılan bütün kültürel faaliyetlerde Emin Çan’ın imzası bulunmaktadır.
Şair Emin Can yöresel ağıza çok önem vermiş, unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri şiirlerinde ustalıkla kullanmıştır. Şair çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük, hoş sohbeti, engin ve mütevazı hali ile etrafına gülücükler saçan babacan bir insan olduğu için her yerde “Emin Baba” olarak anılır. Evli olan Emin Çan’ın iki oğlu ile bir kızı vardır.
Şiirlerinde; “Ben, Karacaoğlan, Dadaloğlu torunuyum” dercesine, konularını aşk, tabiat kahramanlık ve insan sevgisi üzerine bezemiş, bir dantel gibi dokumuş Gâvurdağları’nın bağrından yetişen müstesna insan. 35 yıllık öğretmenlik hayatındaki başarısını şiirlerle pekiştirmiş, duygu düşünce, özlem ve sevgilerini şiirlere dökmüş onlarla teselli bulmaya çalışmıştır. Kendisini sevmeyen ve dolaylı yollarla alay edenlere de gülüp geçmekte, içinden kıskananlar çatlasın demektedir.
Şairin içindeki sevgi denilen o kor ateşi alevlendikçe şiirleri çoğalmış, küçük bir sevgi damlası yüreğinde koca bir nâr ateşi olmuş, en verimli, en kaliteli şiirlerini meydana getirmiştir. Şair, şiirlerinin pek çoğunu sevdiği ve saygı duyduğu gönül dostlarına hediye etmiştir.
GÖNÜL SEVDASI VE
ŞİİRLERİ
Emin Can, ortaokulda okurken komşu kızının kendisine bakarak gülümsemesiyle kalbinden vurulur. Kıza âşık olur. Kızın o tatlı gülüşünü bir türlü unutamaz. Kızı istemek için anne babasını razı edemez.
Sevdiği kızı birisine verdiler gitti. Emin Can evden kaçar dağlarda mağaralarda, bahçelerde, ağaç kovuklarında, viranelerde mecnun gibi yaşamaya başlar.
İki yıl sonra Yayladağı’na ortaokulu okumak için gider. 1965 yılında öğretmen olur. Ama gönül yarası hiç geçmez. İçindeki o aşk ateşi hiç durmaz. Sevdiği kızı, Rabat köyünde gördüğü bir güzele benzetir. Aşık Emin Can, sevdiği kızın bir başkasıyla evlenip gitmesine gönlü razı değildir. “Beni bırakıp ta ellere niye gelin oldun?” diye sitem etmekte, öfkesine hâkim olamayarak da beddua etmektedir. Bazen de “Acep sevdiğim benimle konuşur mu? Dertleşir mi? Bir mektup gönderir mi?” diyerek kendisini teselli etmeğe çalışmaktadır.
GELİN Mİ OLDUN?
Yüreğimi söktün, kor bastın gittin
Ardına bakmadan, kör bastın gittin
Onca gülistana, hor bastın gittin
Acelen ne idi, gelin olmaya
Beni bırakıp da elin olmaya
Kader parça parça, yıktı bi
namı
Ellere, uydun da yaktın kınanı
Gönlümün sultanı, açtın aramı
Acelen ne idi, gelin olmaya
Beni bırakıp da, elin olmaya.

MEKTUP 2
Bir mektup gönder de, buruşuk olsun
İçindeki satırlar karışık olsun
Yeter ki, gönülden barışık olsun
Yolla mektubunu Allah aşkına.
Gülüşünü gördüm rüyalarımda
Gelişini gördüm dualarımda
Renk renk çiçek açmış ovalarımda
Yolla mektubunu Allah aşkına.
Emin Can, umudun kesmedi taman
Gün doğar, ay doğar, tükenir zaman
Gör ki, tahammülüm kalmadı inan
Yolla mektubunu Allah aşkına.
Âşık Emin Can, sevdiği kızı o kadar çok sevmektedir ki, onu bir türlü unutamaz ve hep kendisine döneceği günü bekler. O hayalle kendini avutmaya çalışır. Mevlana gibi “Ne olursan gel” demekte, gelirken de dağlara yollara, ovalara, kuşlara “Yol verin gelsin” diye seslenmektedir.
YOL VERİN GELSİN
Uzaktadır çoktan beri görmedim
Soramadım ne haldedir bilmedim
Ben o yardan başkasını sevmedim
Eğil dağlar eğil, yol verin gelsin
Nazlı yar sılada koyverin gelsin
Âşık Emin Can çok yönlü bir şairdir. Şiirleri sadece aşk ve sevda üzerine değildir. Yaşadığı, gezdiği ve gördüğü, kendisini etkileyen her şey üzerinde şiir söylemiştir.
Dörtyol’un eski durumunu, ana hakkını, öğretmenin kutsallığını, arkadaşlığı çobanı, öten bülbülü, kekliği anlatır. Bazen de sigaranın kötülüğünden, mezarlıktan bahseder. Yeri gelir bir arslan gibi kükrer 9 Ocak bayramını anlatır, bayrak ve vatan üzerine şiirler söyler, yeri gelir portakal çiçeği, erik ağacı ve nar çiçeklerinden sevgi ile bahseder.
HER ŞEYİMSİN
TÜRKİYE’M
Tarihe şan ve şeref
yazdırdım
Temeline cumhuriyet
kazdırdım
Esareti hürriyetle bozdurdum
Cennetimsin,cemalimsin
Türkiye’m
Kevserimsin, her şeyimsin Türkiye’m
Ama içindeki o aşk ateşini bir türlü unutamaz. “Unuttun mu vefasız kadın, o sevdanı al başına çal, senin olsun” der. Ben seni severken hiç gülmedim ki, hep seni bekledim… Bekledim. Sen benimle barışmadın, sevgime karşılık vermedin. Tabutum giderken dahi seni bekleyeceğim. Bari o zaman gel de bir Fatiha ver de git, diye sitem etmektedir.
VEFASIZ KADIN
Aradan yıllar geçti, gönlümü yıktın kadın
Seni unutmak için, batsın o güzel adın
Ne baharı yaşadım, ne gençliğimi bildim
Lanet olsun aşkına… Seni vefasız kadın.
Nice düğünler oldu, bayramlar geldi geçti
Türküler, ağıtlarım seni söyledi geçti
Hiç nedamet duymadın mı? Yaşadığın müddetçe
Lanet olsun aşkına… Seni kaygusuz kadın.
Şiirleri gazete, dergi ve kitaplarda yayınlamaktadır ve yerel radyolarda okunmaktadır. Bazı şiirleri bestelendi ve türkü olarak söylenmektedir. Dörtyol Türkocağı Derneği ile Dörtyol (İLKE-DER) İlim Kültür ve Edebiyat Derneği tarafından “Emin Can Şiir Gecesi” tertip edildi.
Dörtyol, Antakya ve Osmaniye’de şiir ve âşıklar şölenlerine katıldı. Televizyon
ların Dörtyol Belgesel çekimlerinde Dörtyol şiirlerini okudu.
Emin Can, Dörtyollu ve Aşık olarak Konya ve Niğde Üniversiteleri tarafından 2 defa tez konusu oldu.Ölmeden mezarını yaptıran “Ben ölürsem mezar taşıma Emin Can geldi…gitti” diye yazın diyor. Can ve gönül dostum değerli insan Dörtyollu Âşık Emin Çan’a daha nice sağlık, başarı, mutluluk ve uzun ömürler dilerim.”
Hatay Keşif Dergisi Ocak 2014 Sayı 79
Bu satırları Yazdığım sırada Dörtyol’da Ocaklı Mahallesindeki İmam-Hatip Lisesi Mezarlığına Defnedildi. Sağlığında kendi açtırıp yaptırdığı mezara defnedildi. Yakın Dostlarından Dörtyol eski Belediye Başkanı Mehmet Ocak tarafından kılınan Cenaze Namazından sonra toprağa verildi.

Emin Can Kırıkhan’a da birkaç defa gelip buradaki Şair ve Aşıklarla tanışmıştı. Kırıkhan Kültür ve Sanat Derneği’nin açılış törenine katılmış, Musa Eroğlu’nun katıldığı toplantıda da bulunmuştu.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.